İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç yeniden aday olacak: “Daha gidecek yolum var”
İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç, katıldığı “Kentin Öncüleri” programında İzmir’in sorunları, kent konseylerinin işlevi, sivil toplumun rolü ve önümüzdeki seçim sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
İzmir’in 30 ilçesinde sahada olduklarını belirten Topaç, kentteki sivil toplum örgütleri, meslek odaları, sendikalar, üniversiteler ve muhtarlarla sürekli temas halinde olduklarını söyledi. Kentte duydukları sorunları hem yerel hem de merkezi yönetimin ilgili birimlerine aktarmayı görev olarak gördüklerini ifade etti.
“Kent Konseyi parti siyaseti yapmaz, toplumsal siyaset yapar”
Kent konseylerinin yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Topaç, Türkiye’de yüzlerce kent konseyi bulunduğunu, bunların birbirine bağlı olmadığını ancak ortak çalışmalar yapabildiklerini söyledi.
Kent Konseyi’nin “siyaset üstü” bir yapı olduğunu ancak toplumsal meselelerle doğrudan ilgilendiği için siyasetten tamamen kopuk düşünülemeyeceğini belirten Topaç, “Parti siyaseti yapmıyoruz. Partilerin üstündeyiz ama siyasetin içindeyiz” ifadelerini kullandı.
“600 sivil toplum örgütüyle doğrudan çalışıyoruz”
Topaç, İzmir Kent Konseyi’nin kentte yaklaşık 600 sivil toplum örgütüyle doğrudan çalıştığını, bunun yanında 30’un üzerinde meslek odası, yaklaşık 30 sendika, 12 üniversite ve 1296 muhtarla temas halinde olduklarını belirtti.
Kent Konseyi’nin en büyük gücünün maddi kaynaklardan ziyade insan ve katılım gücü olduğunu vurgulayan Topaç, yerelden toplanan bilgilerin çözüm önerilerine ve kent politikalarına dönüştürüldüğünü söyledi.
“İzmir’in en büyük sorunu nitelikli istihdam”
İzmir’in sorunlarına ilişkin dikkat çeken bir değerlendirmede bulunan Topaç, kentin en büyük probleminin çöp, yol ya da Körfez olmadığını savundu.
Topaç, asıl sorunun nitelikli istihdam eksikliği olduğunu belirterek, eğitimli gençlerin kentte kendilerine uygun iş bulamadığını söyledi.
Her yıl yaklaşık 1650 elektrik, bilgisayar, yazılım ve benzeri mühendislik alanlarından mezun verildiğini ifade eden Topaç, bunlardan yalnızca yaklaşık 150’sinin İzmir’de iş bulabildiğini, geri kalanların ise başka şehirlere ya da ülkelere gitmek zorunda kaldığını söyledi.
Topaç bu durumu, “Kent yetiştiriyor, kaynağını oluşturuyor ama sonra ücretsiz şekilde dışarıya ihraç ediyor” sözleriyle değerlendirdi.
Gençlik merkezleri ve girişimcilik vurgusu
Sorunun çözümü için yalnızca yerel yönetimlerin değil merkezi yönetimin de sorumluluk alması gerektiğini belirten Topaç, girişimcilik merkezlerinin artırılması ve gençlerin üniversite dışında da sosyal, kültürel ve entelektüel gelişimlerini sürdürebilecekleri alanların oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Konak ve Bornova’daki gençlik merkezlerini olumlu örnekler olarak gösteren Topaç, bu yaklaşımın kent çapında bir politikaya dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
“Sorunları örgütlü biçimde dile getirelim”
İzmirli vatandaşlara da çağrıda bulunan Topaç, sorunların bireysel tepkilerle değil, örgütlü ve ortak hareketle daha etkili şekilde çözülebileceğini söyledi.
Kent Konseyi’nin yaptığı paneller, çalıştaylar ve toplantılardan politika notları çıkardığını anlatan Topaç, bu metinlerin belediye, valilik ve siyasi partiler gibi karar verici kurumlara iletildiğini belirtti.
Yeniden adaylığını açıkladı
Programın en dikkat çeken açıklaması ise yaklaşan İzmir Kent Konseyi seçimleriyle ilgili oldu.
22 Şubat’ta yapılacak seçimlerde yeniden aday olup olmayacağı sorulan Özgür Topaç, aday olacağını açıkladı.
Topaç şu ifadeleri kullandı:
“Yapacağım işler var. Kendimi hâlâ enerji ve çaba anlamında yeterli görüyorum. Daha gidebilecek yolum olduğuna inanıyorum. Önümüzdeki dönem seçimlerde aday olacağım.”
Topaç, bugüne kadar planladığı projelerin yaklaşık yüzde 50-60’ına ulaştıklarını belirterek, gelecek dönemde özellikle sivil toplumun güçlendirilmesi, çalışma gruplarının çeşitlendirilmesi ve kentte ortak aklın geliştirilmesine yönelik çalışmalara devam etmek istediğini söyledi.
“İzmir’de sivil toplum çok güçlü”
İzmir’deki sivil toplum yapısını “karınca yuvası” metaforuyla anlatan Topaç, dışarıdan bakıldığında yalnızca etkinliklerin görüldüğünü, ancak arka planda çok güçlü ve geniş bir dayanışma ağı bulunduğunu belirtti.
Kendisini bu yapının içinde “bir arpa tanesi taşıyan karınca” olarak gördüğünü söyleyen Topaç, bu nedenle bir dönem daha görev yapmak istediğini ifade etti.