Bu efsaneyi çok az kişi biliyor
İzmir’in saklı güzelliklerini keşfetmek isteyenlerin yolu bu kez deniz kıyısına değil, Dikili’nin Nebiler Köyü’ne düşüyor.
Yaşlı çınar ağaçları, küçük şelaleler, mağaralar, yürüyüş yolları ve doğal göletiyle çevrili Nebiler Şelalesi, diğer adıyla Aşıklar Şelalesi, ziyaretçilerine İzmir’in alışılmış sahil görüntülerinden tamamen farklı bir manzara sunuyor.
Ancak burayı özel kılan yalnızca doğası değil. Şelalenin ardında yıllardır anlatılan hüzünlü bir aşk efsanesi bulunuyor.

YASAK AŞKIN HİKÂYESİ
Rivayete göre peri padişahının kızı Sümeyra, çevrede yaşayan Yörük Ali’ye gönlünü kaptırır. Yörük Ali de Sümeyra’ya âşık olur.Ancak peri padişahı kızının bir ölümlüyle birlikte olmasını istemez ve bu aşka karşı çıkar. Kavuşmalarına izin verilmeyen iki âşık, Nebiler Vadisi’ndeki büyük çınarın altında gizlice buluşmaya başlar.Birbirlerine sarılarak hasret gideren Sümeyra ile Yörük Ali’nin gizli buluşmaları sonunda peri padişahının kulağına gider.
ÇINAR AĞACI İKİ ÂŞIĞI SAKLADI
Efsaneye göre öfkelenen peri padişahı, askerleriyle birlikte âşıkların peşine düşer.Sümeyra ile Yörük Ali tam yakalanacakları sırada vadideki ulu çınar yarılır ve iki âşığı içine alır.Yaşananlar karşısında peri padişahı insafa gelse de iki sevgili artık ayrılmak istemez.Aşklarının sonsuza kadar sürmesi için dua eden Sümeyra ile Yörük Ali’nin dileği kabul olur ve rivayete göre iki sevgili kayalıkların arasından akan şelaleye dönüşür.İşte Nebiler Şelalesi’nin “Aşıklar Şelalesi” olarak anılmasının ardında bu hikâye yatıyor.
AĞLAYAN MAĞARA’NIN SIRRI
Efsane burada sona ermiyor:
Rivayete göre kızını sonsuza kadar kaybeden peri padişahı, şelalenin yukarısında bulunan mağaraya çekilerek gözyaşı dökmeye başlar. Mağaranın üzerinden bugün de küçük su damlaları süzülüyor. Kayalardan düşen damlaların bir insanın gözyaşlarını andırması nedeniyle burası “Ağlayan Mağara” olarak anılıyor. Böylece Aşıklar Şelalesi ile Ağlayan Mağara, aynı efsanenin iki ayrı parçası olarak günümüze kadar geliyor.

86 BASAMAĞIN SONUNDA SAKLI BİR DÜNYA
Aşıklar Şelalesi’ne ulaşmak isteyenleri doğanın içerisinde farklı bir yolculuk bekliyor. Şelaleye 86 basamaklı ahşap merdivenden inilerek ulaşılıyor. Suyun kayalıklardan döküldüğü noktada oluşan küçük gölet ise bölgenin en dikkat çekici görüntülerinden birini oluşturuyor .Gölet aynı zamanda tatlı su balıkları ve su kaplumbağalarına yaşam alanı sağlıyor. Şelaleden yukarı doğru devam eden patikada yaklaşık 10 dakikalık yürüyüşün ardından Ağlayan Mağara’ya ulaşılıyor. Doğa yürüyüşüne devam edenleri ise ilerleyen mesafelerde Ece Çağlayanı ve Sümeyra Şelalesi gibi başka doğal güzellikler bekliyor.
DENİZİYLE BİLİNEN DİKİLİ’NİN BAMBAŞKA YÜZÜ
Dikili denildiğinde akla çoğunlukla koylar ve Ege Denizi geliyor. Nebiler Vadisi ise ilçenin çok farklı bir yüzünü ortaya çıkarıyor. Şelaleler, mağaralar, yaşlı çınarlar ve yürüyüş parkurları arasında ilerleyen ziyaretçiler birkaç kilometrelik alanda farklı doğal oluşumlarla karşılaşabiliyor. Özellikle sıcak yaz günlerinde ağaçların oluşturduğu gölgeler ve akan suyun serinliği bölgeyi deniz dışındaki alternatif rotalardan biri haline getiriyor .Kaygan kayalar ve patikalar nedeniyle bölgeyi ziyaret edeceklerin uygun yürüyüş ayakkabısı tercih etmesi ise önem taşıyor.
İZMİR’İN SAKLI CENNETLERİNDEN BİRİ
İzmir’in turistik yüzü Çeşme, Alaçatı, Urla ve sahilleriyle tanınsa da kentin içerisinde hâlâ hikâyesi çok fazla bilinmeyen doğal güzellikler bulunuyor.
Nebiler Aşıklar Şelalesi de bunlardan biri.
Bir tarafta kayalıklardan dökülen su, diğer tarafta “ağlayan” bir mağara ve bütün bunları birbirine bağlayan Sümeyra ile Yörük Ali’nin hüzünlü aşk efsanesi…
bir aşk Nebiler’de doğa ile efsane aynı vadide buluşuyor; şelalenin sesi ise yüzyıllardır anlatılan hikâyesine eşlik ediyor.