Karşıyaka’da Reklam Panosu Gerilimi

Karşıyaka’da Kent AŞ’ye ait reklam ünitelerinin İzmir Büyükşehir Belediyesi ekiplerince sökülmesi tartışma yarattı. Kent AŞ cephesinden yapılan açıklamada, işlemlerin hukuki dayanağına ve uygulanma biçimine itiraz edilirken; idare mahkemesi, sulh ceza hâkimliği, Cumhuriyet Başsavcılığı ve Rekabet Kurumu nezdinde başvurular yapıldığı bildirildi. Açıklamada, “Ayrıcalık istemiyoruz. Uygulamaların adil ve tutarlı olmasını bekliyoruz” denildi.

Kent AŞ’den Büyükşehir’e “Adil ve Tutarlı Uygulama” Çağrısı

Karşıyaka’da reklam panolarının sökülmesiyle başlayan süreç, Kent AŞ ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında hukuki ve idari bir tartışmaya dönüştü.

Yerel seçimlerin ardından gerçekleştirilen basın toplantısında konuya ilişkin kapsamlı açıklama yapılırken, meselenin yalnızca birkaç reklam panosunun kaldırılmasından ibaret olmadığı savunuldu. Reklam ünitelerinin Kent AŞ’nin düzenli gelir kaynaklarından biri olduğu belirtilerek, sökümlerin şirket gelirlerini ve dolayısıyla çalışanları etkilediği ifade edildi.

Süreç Vizyonkent’in başvurusuyla başladı

Açıklamada aktarılan bilgilere göre süreç, 13 Şubat 2026 tarihinde Vizyonkent Reklam Pazarlama AŞ’nin İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yaptığı başvuruyla başladı.

Şirketin, Karşıyaka’daki 69 reklam panosunun kendi “münhasır işletme hakkını” ihlal ettiği ve gelir kaybına yol açtığı gerekçesiyle kaldırılmasını talep ettiği belirtildi.

Büyükşehir Belediyesi’nin söz konusu başvuruyu dört gün sonra Karşıyaka Belediyesi’ne ilettiği, Kent AŞ’nin ise 20 Şubat’ta ayrıntılı bir yanıt verdiği kaydedildi.

Kent AŞ’nin yanıtında panoların hukuki statüsü, Karşıyaka Belediyesi tarafından şirkete devredilen işletme hakları ve Vizyonkent’in Büyükşehir Belediyesi ile yaptığı sözleşmenin kapsamına ilişkin itirazların aktarıldığı belirtildi.

Ayrıca reklam ünitelerinin ortak bir heyet tarafından tek tek incelenmesinin önerildiği, ancak bu öneriye yanıt alınamadığı ifade edildi.

2021 tarihli sözleşme gündeme getirildi

Açıklamada, Kent AŞ ile Kentvizyon Medya İletişim Pazarlama AŞ arasında 28 Mayıs 2021 tarihinde imzalanan sözleşmeye de dikkat çekildi.

Söz konusu sözleşmeyle Kent AŞ tasarrufundaki 327 reklam ünitesinin işletme hakkının Kentvizyon’a verildiği, sözleşmenin imzalandığı dönemde Cemil Tugay’ın Karşıyaka Belediye Başkanı ve Kent AŞ yönetim kurulu üyesi olduğu ifade edildi.

Kentvizyon ile bugün başvuruda bulunan Vizyonkent’in aynı şirket grubunda bulunduğu öne sürülerek, aynı hukuki geçmişe sahip reklam ünitelerine farklı işlem uygulanıp uygulanmadığı sorusu gündeme getirildi.

20 reklam ünitesine aynı gün ihtar ve para cezası

Açıklamaya göre 14 Eylül 2026 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri Kent AŞ’ye ait 20 reklam ünitesi için ayrı ayrı ihtarname ve idari para cezası düzenledi.

İhtarnamelerde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 42’nci maddesine dayanıldığı ve ünitelerin kaldırılması için süre bölümünde “derhal” ifadesinin kullanıldığı belirtildi.

Bir gün sonra, 15 Eylül’de sökümlerin başladığı ve ilk gün altı reklam ünitesinin kaldırıldığı aktarıldı.

Kent AŞ cephesi ayrıca, herhangi bir ihtarname veya para cezası düzenlenmediğini savunduğu başka reklam ünitelerinin de söküldüğünü öne sürdü.

“Kabahatler Kanunu’nun 42’nci maddesi bu üniteleri kapsamıyor” iddiası

Kent AŞ adına yapılan açıklamada hukuki itirazların merkezinde, Büyükşehir Belediyesi’nin dayanak gösterdiği Kabahatler Kanunu’nun 42’nci maddesi yer aldı.

Söz konusu maddenin bez, kâğıt ve benzeri afiş ve ilanları kapsadığı belirtilirken, sökülen reklam ünitelerinin metal konstrüksiyon, ankraj ve elektrik tesisatına sahip billboard ve totemler olduğu ifade edildi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İlan, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliğinde izinsiz uygulamalar için süre öngörüldüğü savunularak, buna rağmen işlemlerin “derhal” gerçekleştirildiği ileri sürüldü.

Açıklamada, farklı mevzuat hükümlerinin birlikte kullanıldığı ancak şirketin kendisini savunabilmesi için öngörülen süre ve prosedürlerin uygulanmadığı iddia edildi.

Emsal mahkeme kararlarına dikkat çekildi

Kent AŞ cephesi, benzer reklam üniteleriyle ilgili geçmişte verilen mahkeme kararlarının da kendi itirazlarını desteklediğini savundu.

Açıklamada, bazı yargı kararlarında reklam totemlerinin “yapı” olarak değerlendirildiği ve kaldırma işlemlerinde yerinde tespit, süre verilmesi ve ilgili idari kararların alınması gerektiğinin belirtildiği ifade edildi.

Bu nedenle mevcut işlemlerin yargı denetimine taşındığı bildirildi.

Açıkta bırakılan elektrik kabloları için “risk” uyarısı

Basın toplantısında sökümlerin gerçekleştirilme biçimine ilişkin de dikkat çekici iddialar gündeme getirildi.

Kent AŞ, reklam ünitelerinin elektrik şebekesine bağlı olduğunu, bazı sökümler sırasında kabloların kesildiğini ve açıkta bırakıldığını savundu.

Şirket temsilcileri, kendileri müdahale edene kadar bazı kabloların enerji taşıdığını ileri sürerek bunun yayalar açısından elektrik çarpması riski oluşturduğunu ifade etti.

“Bu panolar yıllardır aynı yerde”

Açıklamada reklam ünitelerinin yeni olmadığı, bazılarının 10 yılı aşkın süredir aynı noktalarda bulunduğu belirtilerek, Büyükşehir Belediyesi’nin bu panoların varlığından uzun süredir haberdar olduğu savunuldu.

Ünitelerin ilan ve reklam vergilerinin de yıllar boyunca beyan edilip ödendiği ifade edildi.

Kent AŞ ayrıca, aynı bölgede ve benzer statüde bulunan bazı ünitelerin sökülürken, başka bir şirket tarafından işletilenlerin yerinde kaldığını öne sürdü ve uygulamanın eşitliği konusunda soru işaretleri bulunduğunu dile getirdi.

327 reklam ünitesi için yapılan eski sözleşme de tartışmada

2021 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından açık hava reklam ünitelerine ilişkin gerçekleştirilen ihale sürecine de değinildi.

Kent AŞ’nin o dönemde kendisine ait reklam ünitelerini sökmek yerine ihaleyi kazanan firmaya kiraladığı, 327 ünite için 7 yıllık 500 bin TL bedelli bir anlaşma yapıldığı belirtildi.

Açıklamada, bu bedelin dönemin piyasa koşullarına göre düşük olduğu savunularak, bugün 100’ü aşkın reklam ünitesinden iki ay içerisinde bu tutarın üzerinde gelir elde edildiği ileri sürüldü.

Dört ayrı hukuki süreç başlatıldı

Kent AŞ cephesi, Büyükşehir Belediyesi’nin işlemlerine karşı birden fazla hukuki başvuru yapıldığını açıkladı.

İhtarnameler ve fiili söküm işlemlerine karşı İzmir İdare Mahkemesi’nde iptal ve yürütmenin durdurulması talepli dava, idari para cezaları için ise Karşıyaka Sulh Ceza Hâkimliği’ne başvurular yapıldığı bildirildi.

Söküm sırasında yetki belgelerinin gösterilmediği ve fiziki müdahaleler yaşandığı iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Vizyonkent’in başka işletmecilere ait reklam panolarının kaldırılmasını talep etmesinin rekabet hukukuna aykırı olduğu iddiasıyla da Rekabet Kurumu’na başvurulduğu belirtildi.

“Ortak heyet teklifimiz hâlâ masada”

Kent AŞ, tartışmanın yargı süreçlerinin yanı sıra kurumlar arası diyalogla da çözülebileceğini belirtti.

Açıklamada, söküm işlemlerinin durdurulması, açıkta kalan elektrik tesisatlarının güvenli hale getirilmesi ve reklam ünitelerinin hukuki statüsünün tek tek incelenmesi çağrısı yapıldı.

Şubat ayında gündeme getirilen ortak heyet önerisinin hâlâ geçerli olduğu belirtilerek şu mesaj verildi:

“Taraflar ortak bir heyet kursun, panolar tek tek incelensin; hangisi kime ait, hangi statüde ve hangi izne tabi birlikte belirlensin. Biz ayrıcalık istemiyoruz. Uygulamaların adil ve tutarlı olmasını bekliyoruz.”

 
 
 
İLGİLİ HABERLER