TMMOB’dan Menemen Doğaköy TOKİ Projesi İçin Çağrı: “İnşaat Derhal Durdurulmalı”

TMMOB, Menemen Doğaköy’deki TOKİ konut projesinin yargı süreci devam ederken durdurulması gerektiğini belirtti. Projenin doğal ve tarihi alanlara zarar verdiği, çevresel riskler taşıdığı vurgulandı. Yetkililere, inşaat faaliyetlerini durdurmaları çağrısı yapıldı.

TMMOB’dan Menemen Doğaköy TOKİ Projesi İçin Çağrı: “İnşaat Derhal Durdurulmalı”

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İzmir İl Koordinasyon Kurulu, Menemen’in Doğa Mahallesi’nde TOKİ tarafından hayata geçirilmesi planlanan konut projesine ilişkin açıklama yaptı. Kurul, proje hakkında devam eden yargı sürecine ve bilirkişi raporundaki tespitlere dikkat çekerek alandaki hafriyat ve inşaat faaliyetlerinin derhal durdurulmasını istedi.

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu’nun açıklamasına göre, TOKİ tarafından 101 ada 8 ve 9 numaralı parsellerde planlanan 5 bin 11 konutluk proje için 27 Ocak 2026 tarihinde verilen “ÇED Olumlu” kararına karşı hukuki süreç başlatıldı. Kurul, dava devam ederken alt ölçekli imar planları ve gerekli kurum izinleri tamamlanmadan bölgede çalışmaların başladığını savundu.

“Alan tarım ve mera vasfında”

Açıklamada, proje alanının yürürlükteki üst ölçekli çevre düzeni planlarında “Tarım Arazisi” ve “Çayır-Mera” olarak tanımlanan bölgelerde kaldığı ileri sürüldü.

TMMOB, bu koşullarda inşaat faaliyetlerinin devam ettirilmesinin planlama esasları ve ilgili mevzuat açısından sorun oluşturduğunu belirtti.

Bilirkişi raporuna dikkat çekildi

Menemen Doğa Mahallesi’nde yaklaşık 15 bin konutluk yerleşim projesine ilişkin “ÇED Olumlu” kararına karşı yöre halkı tarafından açılan davanın İzmir 5. İdare Mahkemesi’nde devam ettiği belirtildi.

TMMOB’un aktardığına göre, E:2026/368 dosya numarasıyla görülen dava kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda proje alanıyla ilgili arkeolojik, jeolojik ve çevresel açıdan çeşitli risk ve eksikliklere dikkat çekildi.

Neonteikhos Antik Kenti vurgusu

Açıklamada, proje sahasının 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı statüsündeki Neonteikhos Antik Kenti’ne bitişik olduğu belirtildi.

TMMOB, bilirkişi heyetinin bölgede başlayan hafriyat ve inşaat çalışmalarının kültür varlıklarına zarar verdiği ve sit alanının bütünlüğünü olumsuz etkilediği yönünde tespitlerde bulunduğunu aktardı. Kurul, ilgili koruma kurullarından gerekli izinler alınmadan çalışmaların sürdürülmemesi gerektiğini savundu.

Fay, heyelan ve taşkın riskleri gündemde

Bilirkişi raporunda yer aldığı belirtilen bir diğer konu ise bölgenin jeolojik yapısı oldu. TMMOB, proje alanının Menemen Fay Zonu üzerinde bulunduğunu, buna karşın gerekli zemin etütleri ve paleosismolojik çalışmaların yeterli şekilde gerçekleştirilmediğinin raporda ifade edildiğini bildirdi.

Yüksek eğimli alanlar ile dere yataklarında heyelan, kaya düşmesi ve taşkın risklerine karşı alınması gereken bilimsel önlemlerin de yeterli olmadığı öne sürüldü.

Tarım ve doğal yaşam alanları için uyarı

Açıklamada, çalışmalar nedeniyle bazı dere yataklarının doldurulduğu ve göletlerin kurutulduğu iddia edildi. Bunun bölgedeki flora ve fauna üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğu, tarım ve mera alanlarının da zarar gördüğü savunuldu.

Projenin bölgenin kırsal yerleşim dokusu ve üretim faaliyetleri üzerindeki olası etkilerine de dikkat çeken TMMOB, yeni yerleşimin mevcut ulaşım sistemine getireceği trafik yükünün yeterince değerlendirilmediğini ileri sürdü.

“ÇED kararı tek başına yeterli değil”

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, “ÇED Olumlu” kararının tek başına projenin doğrudan uygulanabilmesi için yeterli olmadığını belirterek, alt ölçekli imar planları ve diğer yasal süreçlerin tamamlanması gerektiğini vurguladı.

Kurul, geri dönüşü mümkün olmayan zararların önlenmesi amacıyla yetkili kurumları harekete geçmeye çağırdı ve hukuka aykırı olduğunu savunduğu inşaat faaliyetlerinin durdurulmasını istedi.

TMMOB ayrıca doğal alanların, kültürel mirasın ve kırsal bölgelerin korunması amacıyla projeye ilişkin hukuki süreci takip etmeyi sürdüreceğini açıkladı.

İLGİLİ HABERLER