reklam
reklam
EGE360 Ekonomi Jeotermal enerji İle Yaz Sıcaklarına Çözüm

Jeotermal enerji İle Yaz Sıcaklarına Çözüm

Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, yaz aylarında artan klima kullanımının elektrik şebekesi üzerindeki yükünü azaltmak için jeotermal soğutma sistemlerinin devreye alınması gerektiğini söyledi. Kındap, Türkiye’de 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 11 milyon klima bulunduğunu, bu sayının 2035’e kadar iki katına çıkmasının beklendiğini belirtti.

4 Dakika
Okunma Süresi
Jeotermal enerji İle Yaz Sıcaklarına Çözüm
Okunma Süresi: 4 dk

JED’den yaz sıcakları için jeotermal çağrısı: “Binalarımızı jeotermal ile soğutabiliriz”

Türkiye’de yaz sıcaklıklarının etkisini artırmasıyla birlikte klima kullanımı da elektrik tüketiminde önemli bir yük oluşturmaya başladı. Jeotermal Enerji Derneği (JED), artan soğutma ihtiyacına karşı jeotermal enerjinin daha etkin kullanılmasını önerdi.

JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, özellikle yaz aylarında 12.00-18.00 saatleri arasında klima kaynaklı tüketimin ülke elektrik tüketiminin ortalama yüzde 10’unu oluşturduğunu belirterek, jeotermal soğutma teknolojilerinin enerji arz güvenliği açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Jeotermali yalnızca elektrik üretimi için görmemeliyiz”

Türkiye’nin zengin jeotermal kaynaklara sahip ülkeler arasında bulunduğunu belirten Kındap, jeotermal enerjinin yalnızca elektrik üretimi ve konut ısıtmasında kullanılmasının yeterli olmadığını ifade etti.

Kındap, “Jeotermal enerjiyi yalnızca elektrik üretimi ve konut ısıtması ölçeğinde görmemek gerekiyor. Tüm gelişmiş ülkeler, bölgesel ısıtma ve soğutma sistemlerinde jeotermali daha sık kullanıyor ve kamu yönetimleri tarafından destekleniyor” dedi.

Klima sayısı 11 milyondan 22 milyona çıkabilir

Türkiye’de 2025 yılı sonu itibarıyla hanelerde yaklaşık 11 milyon klima bulunduğunu aktaran Kındap, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı projeksiyonlarına göre bu sayının 2035 yılına kadar yaklaşık iki katına çıkabileceğini söyledi.

Kındap, konutlarda klimaların ısıtma ve soğutma amacıyla tükettiği elektriğin de önemli ölçüde artacağını belirtti. Buna göre 2025 yılında 5-6 bin gigavatsaat seviyesinde olan tüketimin 2035 yılında 12 bin gigavatsaatin üzerine çıkması bekleniyor.

Artan soğutma ihtiyacının yalnızca daha fazla klima ve elektrik üretimiyle karşılanmasının doğru olmadığını belirten Kındap, “Klima sayısını ikiye katlayıp bütün soğutma ihtiyacını elektrik şebekesine yüklersek, bugünün problemini büyüterek geleceğe taşımış oluruz” ifadelerini kullandı.

“Dünyada uzun süredir uygulanıyor”

Jeotermal enerjiyle soğutmanın ilk bakışta çelişkili görünebileceğini belirten Kındap, bunun dünyada uzun süredir kullanılan bir teknoloji olduğunu söyledi.

Özellikle Ege Bölgesi gibi jeotermal potansiyeli yüksek bölgelerde oteller, hastaneler, alışveriş merkezleri, sanayi tesisleri, organize sanayi bölgeleri, üniversiteler, kamu binaları, veri merkezleri ve toplu konutların jeotermal soğutma açısından değerlendirilmesini isteyen Kındap, uygun projelerin desteklenmesi gerektiğini belirtti.

“Jeotermal soğutma şebekenin sigortalarından biri olabilir”

Jeotermal ve toprak kaynaklı ısı pompalarıyla binaların hem kışın ısıtılabileceğini hem de yazın soğutulabileceğini belirten Kındap, uygun sıcaklıktaki jeotermal kaynaklarla absorpsiyonlu sistemler üzerinden doğrudan soğutma enerjisi üretilebildiğini söyledi.

Kındap, bir hastane, otel, üniversite kampüsü veya organize sanayi bölgesinin yıl boyunca ihtiyaç duyduğu enerjinin tek bir entegre sistem üzerinden planlanabileceğini ifade etti.

Jeotermal soğutmanın doğru bölgelerde ve doğru projelerde elektrik şebekesinin yükünü azaltabileceğini belirten Kındap, “Jeotermal soğutma, doğru bölgelerde ve doğru projelerde elektrik şebekesinin sigortalarından biri olabilir” dedi.

Küresel soğutma talebi 1.600 TWh artabilir

Soğutma ihtiyacındaki artışın yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın da enerji gündeminde önemli bir konu olduğunu belirten Kındap, Uluslararası Enerji Ajansı’nın Temmuz 2026’da yayımladığı analize dikkat çekti.

Kındap, mevcut politikaların devam etmesi halinde soğutma kaynaklı elektrik talebinin 2035 yılına kadar yaklaşık 1.600 teravatsaat artabileceğini söyledi.

Soğutmanın küresel yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10’unu oluşturduğunu belirten Kındap, pik elektrik talebindeki payın ise yüzde 30 seviyelerine kadar çıkabildiğini kaydetti.

“Jeotermali tek bir alana hapsetmek ekonomik kayıp”

Jeotermal enerjinin elektrik üretiminden tarıma, turizmden sanayiye kadar çok sayıda alanda kullanılabileceğini belirten Kındap, kaynağın tek bir kullanım alanına sıkıştırılmasının Türkiye açısından ekonomik kayıp olduğunu savundu.

Kındap, “Ayaklarımızın altındaki bu sonsuz enerji kaynağı kışın bizi ısıtabiliyor, yazın da soğutabiliyor. Elektrik üretebiliyor, seraları ısıtabiliyor, sanayiye proses ısısı sağlayabiliyor, tarımsal üretime ve turizme hizmet edebiliyor” ifadelerini kullandı.

JED’den pilot bölge önerisi

Kındap, jeotermal soğutmanın yaygınlaştırılması için pilot bölgeler belirlenmesi çağrısında bulundu.

Jeotermal potansiyeli yüksek kentlerde kamu binaları, hastaneler, üniversiteler, turizm tesisleri ve organize sanayi bölgeleri için fizibilite çalışmalarının yapılmasını isteyen Kındap, uygun projelerin enerji verimliliği teşvikleri kapsamına alınmasını önerdi.

Kındap ayrıca yerli ekipman ve mühendislik kapasitesinin jeotermal soğutma alanına yönlendirilmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin artan yaz soğutma ihtiyacına karşı yerli, yenilenebilir ve sürdürülebilir çözümler geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız