-
reklam
reklam
EGE360 Politika Saadet Partili Şerafettin Kılıç’tan Ekonomi, Dış Politika ve İş Güvenliği Çıkışı

Saadet Partili Şerafettin Kılıç’tan Ekonomi, Dış Politika ve İş Güvenliği Çıkışı

Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, düzenlediği basın toplantısında sermaye piyasalarındaki fon tartışmalarından enflasyona, Ortadoğu’daki gelişmelerden Gazze’ye ve iş güvenliğine kadar birçok başlıkta iktidara eleştiriler yöneltti. Kılıç, Türkiye’nin temel meselesinin “güven ve adalet” olduğunu belirterek, ekonomi ve dış politikada yeni bir anlayışa ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

5 Dakika
Okunma Süresi
Saadet Partili Şerafettin Kılıç’tan Ekonomi, Dış Politika ve İş Güvenliği Çıkışı
Okunma Süresi: 5 dk

“Güven ve adalet yeniden tesis edilmeli”

 

Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklamasının ana temasını “güven ve adalet” olarak belirleyen Kılıç; devlete, piyasalara, kurumlara ve adalet sistemine duyulan güvenin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kılıç, “Devlete güven, piyasaya güven, adalete güven, kurumlara güven ve en önemlisi insan hayatının korunacağına dair güven” vurgusu yaparak son dönemde yaşanan gelişmelerin bu alanlarda ciddi soru işaretleri oluşturduğunu savundu.

Kılıç’tan fon krizi üzerinden denetim eleştirisi

Sermaye piyasalarında yaşanan fon tartışmalarına değinen Kılıç, SPK kararlarıyla 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınmasının çok sayıda yatırımcıyı ilgilendirdiğini söyledi.

Meselenin yalnızca finans piyasalarında yaşanan teknik bir problem olmadığını belirten Kılıç, vatandaşların tasarruflarını emanet ettiği sistemin ne ölçüde denetlendiğinin sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Kılıç, şu soruları yöneltti:

“Bu fonlar nasıl bu büyüklüklere ulaştı? Denetim mekanizmaları neden zamanında devreye girmedi? Riskler daha önce neden görülmedi? Görüldüyse neden gerekli tedbirler alınmadı? Ve en önemlisi; vatandaşın mağduriyetinden kim sorumludur?”

Kılıç ayrıca fon krizi kapsamında 980 milyar liradan fazla bir kayıp yaşandığını öne sürerek, söz konusu tutarın emekliler, üniversite öğrencileri, çiftçiler ve tarımsal destekler açısından ne anlama geldiğine ilişkin çeşitli hesaplamalar paylaştı. Bu rakam ve değerlendirmeler Kılıç’ın açıklamasındaki iddialara dayanıyor.

“Özeleştiriye dahi tahammül edilmiyor”

İktidar içinde de yaşanan gelişmelerden rahatsızlık duyan isimler bulunduğunu savunan Kılıç, eleştirilere yeterince alan açılmadığını ileri sürdü.

Kılıç, “Böyle büyük bir vurgunda dahi özeleştiriye tahammül edilemiyorsa sistem çökmüş demektir” ifadelerini kullandı.

Sosyal medyada bazı isimlere yönelik yapılan paylaşımların erişime engellendiğini öne süren Kılıç, yargı sürecinin etkin biçimde işletilmesi gerektiğini belirterek, “Eğer bunlar yargılanmazsa ne vicdanlarda ne de binalarda adaleti tesis edebilirsiniz” dedi.

Enflasyon rakamlarına tepki: “Milletin yaşadığı hayat pahalılığını küçültemezsiniz”

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerinde enflasyon verilerine de değinen Kılıç, resmi rakamlarla vatandaşın günlük yaşamındaki fiyat artışlarının aynı tabloyu yansıtmadığını savundu.

TÜİK ve ENAG’ın açıkladığı enflasyon oranlarını karşılaştıran Kılıç, özellikle konut, elektrik, doğalgaz ve ulaşım gibi temel harcama kalemlerindeki artışların vatandaş üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi.

Kılıç, şu ifadeleri kullandı:

“Rakamları kâğıt üzerinde küçültebilirsiniz ama milletin yaşadığı hayat pahalılığını küçültemezsiniz. Bizim istediğimiz, enflasyonun tabloda değil vatandaşın cebinde düşmesidir.”

Sermaye piyasalarında yaşanan varlık kayıplarının tüketici enflasyonu hesaplarında doğrudan görülmediğine de dikkat çeken Kılıç, vatandaşın yalnızca gelirinin değil, birikimlerinin de değer kaybettiğini savundu.

Ortadoğu mesajı: “Türkiye kendi politikasını kendisi belirlemeli”

Kılıç’ın açıklamalarında önemli yer ayırdığı bir diğer başlık ise Ortadoğu’daki gelişmeler oldu.

Bölgede yaşanan gelişmelerin yalnızca İran veya Gazze başlıkları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Kılıç, Ortadoğu’nun geleceğine yönelik daha geniş bir perspektif gerektiğini ifade etti.

ABD’nin bölgede İsrail’in güvenliğini merkeze alan bir politika yürüttüğünü savunan Kılıç, İran’ın zayıflamasının da bölgesel güç dengeleri bakımından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Kılıç, Türkiye’nin dış politikasının başka ülkelerin beklentilerine göre değil, kendi ulusal ve bölgesel çıkarları doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:

“Türkiye’nin dış politikası ‘Amerika ne der?’ diye değil, ‘Türkiye’nin ve bölgenin menfaati nedir?’ diye şekillenmelidir.”

“Gazze bundan ne kazanıyor?”

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında oluşturulduğunu ifade ettiği “Mekke İttifakı”na da değinen Kılıç, bu tür bölgesel yapıların sonuçlarının Gazze ve Filistin açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Müslüman ülkelerin birbirinin zayıflamasından değil güçlenmesinden yana olması gerektiğini belirten Kılıç, Türkiye’nin bölgesel politikalarının değerlendirilmesinde temel sorunun şu olması gerektiğini ifade etti:

“Bu adım Gazze’nin elini güçlendiriyor mu, yoksa Gazze’yi daha da yalnız mı bırakıyor?”

Kılıç, Türkiye’nin Washington, Brüksel veya Tel Aviv’in çizdiği bölgesel politikalara göre pozisyon almaması gerektiğini savunarak, Ortadoğu’nun geleceğinin bölge halklarının iradesiyle şekillenmesi gerektiğini söyledi.

Soma’daki maden faciası üzerinden iş güvenliği çağrısı

Konuşmasının son bölümünde iş kazalarına değinen Kılıç, Soma’da meydana gelen maden faciasında 5 madencinin hayatını kaybetmesini hatırlatarak iş güvenliği konusunda denetimlerin artırılması gerektiğini söyledi.

Yaşanan olayların yalnızca “iş kazası” olarak değerlendirilmesine karşı çıkan Kılıç, ağır ihmallerin bulunduğu olaylarda sorumluların hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini ifade etti.

Kılıç, “Devletin görevi yalnızca facia olduktan sonra sorumlu aramak değildir. Devletin görevi, facianın hiç yaşanmamasını sağlamaktır” dedi.

“Hedefimiz güçlü ve adil bir Türkiye”

Saadet Partisi’nin ekonomi ve yönetim anlayışına ilişkin mesajlar da veren Kılıç, iktidara gelmeleri halinde üretim ve alın terini merkeze alan bir ekonomik model uygulayacaklarını söyledi.

Çiftçilerin destekleneceğini, emekli ve çalışanların insanca yaşayabilecekleri gelire kavuşturulacağını belirten Kılıç, gençlerin geleceklerini başka ülkelerde değil Türkiye’de kurabilecekleri bir düzen hedeflediklerini ifade etti.

Dış politikada bağımsız ve adil bir Türkiye hedeflediklerini söyleyen Kılıç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bizim hedefimiz sadece iktidar olmak değil; milletin yüzünü güldüren, yeniden güven veren, güçlü ve adil bir Türkiye’yi ve yaşanabilir bir dünyayı hep birlikte inşa etmektir.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız