Tarihin kadim izlerini taşıyan Sardes Antik Kenti’nin yanı başındaki Sart Mahallesi, on gün boyunca eşsiz bir sanat buluşmasına ev sahipliği yaptı. 11. Uluslararası Dionysos Tiyatro Şenliği ve Tiyatro Eğitim Kampı, Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen yaklaşık 500 katılımcıyı, 49 eğitmenin rehberliğinde aynı sahnede birleştirdi.
Sanatın birleştirici gücünü merkeze alan organizasyonda; oyunculuktan dramatik yazarlığa, pantomimden dansa ve sahne tasarımına kadar pek çok farklı disiplinde atölyeler düzenlendi. Katılımcılar, gün boyu süren yoğun eğitimlerin ardından akşam saatlerinde sahneledikleri performanslarla hem öğrendiklerini pratiğe döktü hem de izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı.

Dayanışma ile Büyüyen Bir Kültür
Şenliğin kurucusu Dr. Rasim Aşın, etkinliğin artık bir tiyatro kampının ötesine geçerek dev bir dayanışma hareketine dönüştüğünü belirtti. Bu yıl 976 başvuru arasından seçilen 419 katılımcı ve bölgeden gelenlerle birlikte toplamda 650 kişiyi ağırladıklarını ifade eden Aşın, organizasyonun en temel özelliğinin "para geçmeyen" bir paylaşım ekonomisi olduğunu vurguladı. Aşın, "Burada herkes elindekini paylaşıyor; kimse kimseye yük olmuyor. Bilgi paylaşımı, bizim için en değerli sermaye haline geldi" dedi.

Tiyatronun Yaşayan Laboratuvarı
Etkinliğin eğitmen kadrosunda yer alan Prof. Dr. Adnan Tönel ise Sardes’teki kampı, uygulamalı sanat eğitiminin Türkiye’deki en başarılı örneklerinden biri olarak tanımladı. Katılımcılarla birlikte Gılgamış Destanı üzerine bir çalışma gerçekleştirdiklerini dile getiren Tönel, kısa sürede ortaya çıkan bu kolektif üretimin önemine dikkat çekti. Tönel, "Burada insanlar sadece tiyatro tekniklerini değil, birlikte üretmenin ve paylaşmanın ruhunu öğreniyor. Kitaplardaki teorik bilgiler, burada sahne tozuyla birleşerek hayat buluyor" şeklinde konuştu.
On bir yıldır aralıksız devam eden bu özel şenlik, sanatın sadece sahnede değil, dayanışma ve imece ruhuyla toplumsal hayatta da nasıl yeşerebileceğinin en somut kanıtı oldu. Organizasyon, katılımcıların kendi imkânlarıyla geldiği ve tüm süreçlerin gönüllülük esasıyla yürütüldüğü yapısıyla, kültürel mirasın korunmasına ve sanatın yaygınlaşmasına önemli bir katkı sunmaya devam ediyor.