DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Burçin Yereli'den Ege360 TV’de Çarpıcı Açıklamalar: “Türkiye’nin Tamamını Yönetmeye Talibiz”
Ege360 TV'nin ilgiyle takip edilen programlarından Taner Özgür ile Derin Gündem, bu kez DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti İçi Eğitim Başkanı Prof. Dr. Ahmet Burçin Yereli'yi ağırladı.
İzmir doğumlu olan ve uzun yıllardır akademik çalışmalarını sürdüren Yereli, programda Türkiye'nin siyasi geleceği, ekonomi politikaları, erken seçim ihtimali, yeni ittifak arayışları, yargı sistemi ve terörle mücadele konularında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
"2028 SEÇİMLERİ İÇİN SAHADAKİ ÇALIŞMALARIMIZI ARTIRDIK"
DEVA Partisi'nin 9 Mart 2020'de kurulduğunu hatırlatan Yereli, 2023 genel seçimleri ve 2024 yerel seçimlerinin parti açısından önemli tecrübeler kazandırdığını belirtti.
Partinin kuruluşundan itibaren ekonomi, hukuk, kamu yönetimi ve toplumsal politikalar alanlarında kapsamlı eylem planları hazırladığını ifade eden Yereli, seçimlerden elde edilen deneyimlerin yeni dönemin yol haritasına yansıtıldığını söyledi.
2028 seçimleri için hazırlıkların hız kazandığını dile getiren Yereli, şunları söyledi:
“Biz parti olarak teşkilatlarımızla beraber artık daha aktif sahadayız. Genel Başkanımız daha da aktif sahada. Türkiye’nin her tarafını dolaşıyor, vatandaşlarımızı dinliyor. Çünkü siyaset yalnızca konuşmak değil, aynı zamanda insanları dinlemek ve sorunlarına çözüm üretmektir.”
ERKEN SEÇİM VE ERDOĞAN'IN ADAYLIĞI TARTIŞMASI
Programda erken seçim ihtimali ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığı da gündeme geldi.
Yereli, Cumhurbaşkanlığı dönem sınırına ilişkin hukuki ve siyasi tartışmalar bulunduğunu belirterek, olası bir erken seçim kararının partiler arasında kapsamlı istişare gerektirdiğini ifade etti.
Erdoğan'ın yeniden adaylığı konusundaki değerlendirmesinde AK Parti'nin geçmişte benimsediği üç dönem ilkesine dikkat çeken Yereli, bu tartışmanın yalnızca hukuki değil, etik boyutunun da bulunduğunu savundu.
Erken seçimle ilgili kararların kişisel değerlendirmelerle alınamayacağını vurgulayan Yereli, parti yönetimlerinin ortak değerlendirmelerde bulunması gerektiğini söyledi.
YENİ İTTİFAK SİNYALİ: "BİRLİKTELİK GENİŞLEYEBİLİR"
DEVA Partisi'nin önümüzdeki dönemdeki ittifak stratejilerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Yereli, Saadet Partisi ile sürdürülen siyasi iş birliğinin genişleyebileceğini belirtti.
Yereli, “Biz sadece DEVA Partisi olarak değil, aynı zamanda birlikte hareket ettiğimiz Saadet Partisi ile de istişareler yapıyoruz. Bu birlikteliğin çok yakın zamanda birkaç partinin daha eklenmesiyle daha geniş bir yapıya dönüşmesi için çalışmalar yürütülüyor” ifadelerini kullandı.
Siyasi kararların istişare kültürüyle alınmasının önemine değinen Yereli, ortak ilkeler ve hedefler doğrultusunda yeni iş birliklerinin gündeme gelebileceğini kaydetti.
"PARLAMENTONUN YENİDEN GÜÇLENDİRİLMESİ GEREKİYOR"
Türkiye'nin demokratik parlamenter sisteme dönüşünü de değerlendiren Yereli, yasama organının mevcut işleyişine yönelik eleştirilerde bulundu.
DEVA Partisi'nin kuruluş hedeflerinden birinin güçlü bir parlamenter yapı oluşturmak olduğunu belirten Yereli, TBMM'nin yasama süreçlerinde daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
“Bizim için öncelikli olan Türkiye'de yasama organının şu an içine düşmüş olduğu aczden kurtarılmasıdır” diyen Yereli, milletvekillerinin kanun hazırlama süreçlerine daha fazla katkı sunması gerektiğini savundu.
Yereli, muhalefet tarafından hazırlanan kanun tekliflerinin yeterince değerlendirilmediğini öne sürerek, Meclis komisyonlarının daha etkin çalışmasının demokrasiyi güçlendireceğini dile getirdi.
"EKONOMİYİ YÖNETMEK TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL"
Ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Prof. Dr. Ahmet Burçin Yereli, ekonomik sorunların yalnızca para ve maliye politikalarıyla çözülemeyeceğini belirtti.
Ekonominin adalet, güvenlik, diplomasi ve ticaret politikalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Yereli, devlet yönetiminde bütüncül bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini söyledi.
Yereli, şu ifadeleri kullandı:
“Ekonomi dediğiniz zaman iki ana politika alanından oluşur. Bunlardan biri para politikası, diğeri maliye politikasıdır. Ancak bu işler ticaret politikalarından, güvenlik politikalarından, adalet ve diplomasiden bağımsız değildir. Davul bir tarafta, tokmak bir tarafta olursa bu sistem işlemez.”
DEVA Partisi'nin hem siyasi hem de bürokratik kadrolarıyla ülke yönetimine hazırlandığını ifade eden Yereli, “Biz Türkiye'nin tamamına talibiz. Kadrolarımızla beraber Türkiye'nin bütününü yönetmeye talibiz” dedi.
FON TARTIŞMALARINA TEPKİ: "İTİBAR KAYBINI TELAFİ ETMEK KOLAY DEĞİL"
Programda son dönemde gündeme gelen fon mağduriyetleri ve finans piyasalarına duyulan güven de ele alındı.
Yereli, fonlarla ilgili yaşanan sorunların yalnızca doğrudan mağdur olan kişileri değil, Türkiye ekonomisinin uluslararası itibarını da etkileyebileceğini savundu.
Finansal piyasalarda güvenin kaybedilmesinin uzun vadeli sonuçları olacağına dikkat çeken Yereli, yaşanan gelişmelerin yatırımcılar, sanayiciler, ihracatçılar ve küçük işletmeler üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini söyledi.
“Bu itibarı kaybettiğiniz zaman geri kazanmanız kolay değil” diyen Yereli, uluslararası finans piyasalarında güven kaybının borçlanma maliyetlerini artırabileceğini ve yeni yatırımları zorlaştırabileceğini ifade etti.
Ekonomide kalıcı iyileşmenin güçlü kurumlar, öngörülebilir politikalar ve güven ortamıyla mümkün olabileceğini belirtti.
BARO SEÇİMLERİNE DEĞİNDİ: "ADALET İDEOLOJİLERİN ÜZERİNDE OLMALI"
Türkiye genelindeki baro seçimlerini de değerlendiren Yereli, meslek örgütlerinin siyasi ve ideolojik rekabetin ötesinde hizmet üretmesi gerektiğini söyledi.
Baroların temel görevinin hukuk sistemini güçlendirmek, avukatların mesleki sorunlarını çözmek ve vatandaşların adalete erişimini kolaylaştırmak olduğunu vurgulayan Yereli, adalet ile ekonomi arasındaki ilişkiye dikkat çekti.
Yereli, “Çünkü ekonomi güven ister. Güven de adalet ister. Güven ancak doğru işleyen bir adalet sistemiyle sağlanabilir” ifadelerini kullandı.
Avukatların siyasi görüşlerinden çok mesleki bilgi ve tecrübeleriyle değerlendirilmesi gerektiğini savunan Yereli, hukuk kurumlarının tarafsızlığına önem verilmesi çağrısında bulundu.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNE DESTEK: "DİKKATLİ ADIM ATILMALI"
Programın son bölümünde Terörsüz Türkiye süreci değerlendirildi.
DEVA Partisi'nin terör sorununun çözümüne yönelik kuruluşundan itibaren kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü belirten Yereli, silahların bırakılmasını desteklediklerini ancak sürecin çok dikkatli yönetilmesi gerektiğini söyledi.
Terör örgütlerinin tasfiyesinin yalnızca silah bırakma çağrısıyla gerçekleşemeyeceğini ifade eden Yereli, sürecin güvenlik, toplumsal uzlaşma, psikoloji ve uluslararası ilişkiler boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguladı.
“Terörü bitirme noktasında sonuna kadar destekliyoruz. Silahlar bırakılsın. Ama bırakılsın demekle bırakılmıyor” diyen Yereli, yıllardır devam eden çatışmaların sona erdirilmesi için kapsamlı mutabakatlara ihtiyaç olduğunu belirtti.
Terörden zarar gören vatandaşların ve ailelerin hassasiyetlerinin de dikkate alınması gerektiğini söyleyen Yereli, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Sadece elinde silah tutanı ikna etmek değil, canı yanmış olanı da ikna edeceksiniz. Aileleri ikna edeceksiniz. Kolay değil.”
Sürecin bir milli güvenlik meselesi olduğunu belirten Yereli, siyasi partilerin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
"DEVLETİN BÜTÜNLÜĞÜ ÖNCELİĞİMİZ"
DEVA Partisi ve Yeni Yol Grubu'nun süreçte yapıcı katkılar sunmaya çalıştığını belirten Yereli, hazırlanacak somut düzenlemelerin parti içinde değerlendirileceğini söyledi.
Yereli, atılacak yeni adımlarla ilgili değerlendirmelerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hassasiyetleri ve ülkenin bölünmez bütünlüğü temelinde yapılacağını vurguladı.
EGE360 TV'DE GÜNDEMİN NABZI TUTULDU
Yaklaşık 46 dakika süren programda Türkiye'nin siyasi, ekonomik ve toplumsal geleceğine ilişkin pek çok başlık ele alındı.
Ege360 TV ekranlarında Taner Özgür'ün sorularını yanıtlayan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Burçin Yereli, demokratik kurumların güçlendirilmesi, ekonomide güvenin yeniden sağlanması ve siyasette istişare kültürünün geliştirilmesine yönelik görüşlerini kamuoyuyla paylaştı.