Sibel Uyar’dan Tarım ve Ekonomi Uyarısı: “Üretim Ekonomisine Geçmek Zorundayız”
Urla Kadın Kooperatifi Başkanı ve eski Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, “Günün Rengi” programının canlı yayın konuğu oldu. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik koşulları, tarımsal üretimde yaşanan sıkıntıları ve kadın kooperatiflerinin yerel kalkınmadaki rolünü değerlendiren Uyar, siyasette liyakat ve doğru yönetim anlayışının önemine de dikkat çekti.
2019 yılında belediye başkanlığı görevinden ayrılmasının ardından kadın kooperatifleriyle çalışmalarını sürdürdüğünü anlatan Uyar, siyasi gelişmeleri yakından takip ettiğini ancak şu an bağımsız kalmayı tercih ettiğini söyledi.
“Şu Anda Bağımsız ve Kararsız Olmayı Daha Uygun Buldum”
Siyasi geleceğine ilişkin soruları yanıtlayan Sibel Uyar, aktif siyasetten uzaklaşmış olsa da ülke meselelerine duyarsız kalmadığını belirtti.
Son yapılan araştırmalarda kararsız seçmen oranının yüzde 37 civarında olduğunu ifade eden Uyar, “Aslında ben şu an en büyük partinin üyesiyim. Bağımsız ve kararsız olmayı kendime daha uygun buldum” dedi.
Siyaseti uzaktan takip etmeye devam ettiğini belirten Uyar, kadın kooperatifleri aracılığıyla ülkeye katkı sağlamayı sürdürdüğünü söyledi.
“Tarım Artık Milli Güvenlik Sorunudur”
Tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Uyar, iklim değişikliği, azalan tarım alanları ve gıda güvenliği sorunlarının üretimin önemini daha da artırdığını dile getirdi.
Uyar, dünyanın birçok ülkesinde tarımın stratejik bir sektör olarak ele alındığını belirterek, Türkiye’nin de tarımsal üretime yönelik politikalarını güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Tarım alanlarının yapılaşma baskısı altında kaldığını savunan Uyar, özellikle zeytinliklerin ve verimli tarım arazilerinin korunması gerektiğini söyledi.
“Yeter ki zeytinlikler zeytinlik olarak kalsın” diyen Uyar, tarım arazilerinin farklı kullanım alanlarına dönüştürülmesine yönelik eleştirilerde bulundu.
“Kadın Kooperatifleri Yerel Kalkınmanın En Önemli Unsurlarından Biri”
Kadın kooperatiflerinin yalnızca üretim yapan kuruluşlar olmadığını, aynı zamanda kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendiren önemli yapılar olduğunu ifade eden Uyar, Urla’daki kooperatif çalışmalarına ilişkin bilgiler paylaştı.
Kooperatifte 180 ortak bulunduğunu, bunlardan yaklaşık 80 ila 100'ünün aktif olarak üretime katıldığını belirten Uyar, kadınların elde ettikleri gelirlerle aile bütçelerine katkıda bulunduğunu söyledi.
Uyar, “Kadınlar çalışıyor, emeklerinin karşılığını alıyor ve ekonomiye katılıyor. Kazandıkları parayla çocuklarının okul masraflarını karşılıyor, evlerinin ihtiyaçlarını gideriyorlar. Bu yalnızca kadınların bir araya gelip üretim yapması meselesi değil, yerelde kalkınmanın kritik noktalarından biri” ifadelerini kullandı.
Türkiye genelinde kadın kooperatiflerinin desteklenmesi gerektiğine dikkat çeken Uyar, özellikle deprem bölgelerinde üretimi sürdüren kadınların önemli bir dayanışma örneği sergilediğini belirtti.
Urla’nın Yerel Ürünlerine Sahip Çıkıyorlar
Urla Kadın Kooperatifinin bölgenin tarımsal ürünlerini katma değerli hale getirmek için çalıştığını anlatan Uyar, coğrafi işaretli enginar başta olmak üzere bamya, domates sosu ve salça gibi ürünlerin değerlendirildiğini söyledi.
Gıda mühendisi kimliğiyle de üretim süreçlerine önem verdiğini belirten Uyar, tüketiciye güvenilir ve doğal ürün ulaştırmayı hedeflediklerini dile getirdi.
Üreticinin desteklenmesinin gıda arzının sürdürülebilirliği açısından zorunlu olduğunu ifade eden Uyar, çiftçinin üretmeye devam edebilmesi için maliyetlerinin azaltılması gerektiğini vurguladı.
“Tarlada 1 Lira Olan Ürün Markette 50 Liraya Çıkıyor”
Türkiye’deki tarımsal üretim ve pazarlama sistemini eleştiren Sibel Uyar, çiftçinin emeğinin karşılığını almakta zorlandığını, tüketicinin ise yüksek fiyatlarla karşı karşıya kaldığını belirtti.
Üretim planlamasındaki eksikliklerin hem çiftçiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilediğini savunan Uyar, bazı dönemlerde ürün fazlalığı yaşanırken sonraki dönemlerde aynı ürünlerin bulunamadığını ifade etti.
Uyar, “Tarlada bir liraya satılan ürün markete geldiğinde elli liraya çıkıyor. Arada kim kazanıyor, ne oluyor? Bu nedenle kooperatifler çok önemli” sözleriyle üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çekti.
Çiftçilerin artan işçilik, mazot ve diğer üretim maliyetleri nedeniyle ciddi güçlükler yaşadığını söyleyen Uyar, tarımsal desteklerin artırılması ve doğru üretim planlamasının hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
“Emekli Maaşıyla Geçinmek Çok Zor”
Programda ekonomik koşullara da değinen Uyar, hayat pahalılığının özellikle emekliler ve sabit gelirli vatandaşlar üzerindeki etkisini değerlendirdi.
Kendisinin de emekli olduğunu belirten Uyar, 23 bin lira emekli maaşı aldığını söyleyerek, kira ve temel yaşam giderleri karşısında bu gelirle geçinmenin son derece güç olduğunu ifade etti.
Artan kiralar, gıda fiyatları ve çalışanların vergi dilimleri nedeniyle yaşadığı gelir kayıplarını eleştiren Uyar, ekonomik sorunların çözümünde üretimi esas alan politikaların önemine işaret etti.
Kentlerde yaşam maliyetlerinin yükseldiğini belirten Uyar, kırsal kalkınmanın desteklenmesi ve üretim olanaklarının artırılmasıyla köylere dönüşün de teşvik edilebileceğini söyledi.
“Liyakat Olmadan Sorunlar Çözülemez”
Türkiye’nin genel durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sibel Uyar, kamu kurumlarından siyasete kadar birçok alanda liyakat ilkesinin ön plana çıkarılması gerektiğini vurguladı.
Görevlendirmelerde kişisel ilişkiler yerine bilgi, deneyim ve uzmanlığın esas alınması gerektiğini savunan Uyar, özellikle gençlerin karşılaştığı istihdam sorunlarına dikkat çekti.
Uyar, “Birinin tanıdığı olduğu için değil, işini iyi yaptığı için insanlar bir yere gelmeli. İşi ehline vermediğimiz sürece yaşadığımız sorunların çözülmesi mümkün değil” değerlendirmesinde bulundu.
Siyaset kurumundaki tartışmalara da değinen Uyar, siyasi aktörlerin kendi aralarındaki çekişmeler yerine toplumun ekonomik ve sosyal sorunlarına odaklanması gerektiğini söyledi.
Eğitim Sistemine de Eleştiri: “Ezber Değil, Uygulama Önemli”
Eğitimde yaşanan sorunları da gündeme getiren Uyar, okullarda artan şiddet olaylarından duyduğu endişeyi dile getirdi.
Çocukların eğitiminde ailelerin sorumluluğunun önemine dikkat çeken Uyar, teknolojinin bilinçli kullanılması ve çocukların sosyal yaşamla bağlarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Eğitim sisteminin ezbere dayalı yapıdan uzaklaştırılması gerektiğini savunan Uyar, öğrencilerin tarım, üretim ve günlük yaşam becerileriyle daha fazla buluşturulmasını önerdi.
“Herkes Önce Kendi Evinin Önünü Temizlemeli”
Programın sonunda toplumsal dayanışma, sorumluluk ve üretimin önemini bir kez daha vurgulayan Sibel Uyar, Türkiye'nin sorunlarının çözümünde herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerektiğini söyledi.
Kadın kooperatiflerinde yürüttüğü çalışmaları bu anlayışla sürdürdüğünü ifade eden Uyar, hiçbir görevi küçümsemeden üretim sürecinin her aşamasında yer aldığını anlattı.
“Ben evimin önünü temizliyorum” diyen Uyar, herkesin kendi sorumluluk alanında elinden gelenin en iyisini yapması gerektiğini belirtti.
Sibel Uyar, Türkiye’nin geleceği için tarımın, üretimin, liyakatin ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, kadın kooperatifleri aracılığıyla çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti.