Zafer Partisi’nden 9 Eylül Mesajı: “İzmir Yeniden Öncü Şehir Olmalı”

Zafer Partisi, 9 Eylül'ü kutlarken İzmir'in tarım, sanayi ve barınma sorunlarına dikkat çekti. Şehirdeki potansiyelin değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan parti, uzun vadeli planlama ve güçlü yönetim çağrısı yaptı.

9 Eylül Ruhuyla İzmir’den Türkiye’ye “Yeniden Doğuş” Mesajı

Zafer Partisi İzmir il Başkanı Sinan Bezircilioğlu İzmir’e ilişkin değerlendirmelerinde, kentin tarımdan sanayiye, ulaşımdan depreme, barınmadan sağlık hizmetlerine kadar karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekildi. 9 Eylül’ün tarihsel öneminin de vurgulandığı açıklamada, İzmir’in sahip olduğu ekonomik ve sosyal potansiyelin uzun vadeli planlama ve ortak akılla değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

“9 Eylül yalnızca bir tarih değil”

Açıklamada, 9 Eylül 1922’nin İzmir’in işgalden kurtuluşunun yanı sıra Millî Mücadele’nin zaferle sonuçlanmasının önemli simgelerinden biri olduğu belirtildi. Bağımsızlığın yalnızca toprak bütünlüğüyle sınırlı olmadığı; ekonomik bağımsızlık, hukuk, üretim ve gençlere gelecek sunabilme gibi unsurları da kapsadığı görüşü dile getirildi.

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, İzmir’in kurtuluşu için mücadele edenler anılırken, 9 Eylül İzmir’in Kurtuluş Günü kutlandı.

Tarım ve sanayi vurgusu

İzmir’in Küçük Menderes, Gediz ve Bakırçay havzalarıyla önemli bir tarımsal üretim merkezi olduğuna dikkat çekilen açıklamada; kuraklık, azalan su kaynakları ve artan mazot, gübre, yem, elektrik ve sulama maliyetlerinin üreticiler üzerindeki baskıyı artırdığı savunuldu. Tarımsal ürünlerde işleme, markalaşma ve ihracat kapasitesinin geliştirilmesi gerektiği belirtildi.

Sanayi alanında ise Aliağa, Kemalpaşa, Çiğli, Torbalı, Menemen ve Bergama’nın oluşturduğu üretim altyapısına işaret edildi. Yenilenebilir enerji, yazılım, biyoteknoloji, ileri tarım teknolojileri ve yüksek katma değerli üretimin İzmir açısından önemli fırsatlar sunduğu değerlendirmesinde bulunuldu.

Ulaşım, Körfez ve deprem gündemde

Açıklamada İzmir Körfezi’ndeki kirlilik, altyapı sorunları, su baskınları ve ulaşımda yaşanan yoğunluk da kentin öncelikli sorunları arasında gösterildi. Körfez konusunda merkezi yönetim ile yerel yönetim arasındaki siyasi tartışmaların ötesine geçilmesi ve ilgili kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği ifade edildi.

Ulaşım planlamasının nüfus artışı ve yeni yerleşim alanları dikkate alınarak 20-30 yıllık perspektifle yapılması gerektiği belirtilirken, 30 Ekim 2020 İzmir depremi hatırlatılarak riskli yapı stokunun dönüştürülmesi ve özellikle riskli bölgelerde çalışmaların hızlandırılması çağrısı yapıldı.

Barınma ve geçim sorunlarına dikkat çekildi

Yüksek kiraların aileleri, öğrencileri, genç çiftleri ve emeklileri zorladığı belirtilen açıklamada, barınmanın yalnızca konut değil aynı zamanda sosyal adalet ve yaşam kalitesi meselesi olduğu ifade edildi. Vatandaşların temel beklentisinin siyasi polemiklerden çok çözüm, plan, güven ve umut olduğu kaydedildi.

Zafer Partisi’nden “Çerçeve Yasa” eleştirisi

Açıklamada ayrıca TBMM’de kabul edildiği belirtilen ve “Çerçeve Yasa” olarak anılan düzenlemeye ilişkin Zafer Partisi’nin itirazlarına yer verildi. Parti, terörün sona ermesini desteklediğini ancak bu süreçte hukuk düzeni, adalet duygusu, üniter devlet yapısı ve millî egemenliğin korunması gerektiğini savundu.

“İzmir sahip olduğu potansiyelin karşılığını almalı”

Açıklamanın sonunda İzmir’in tarımı, sanayisi, limanları, turizmi, üniversiteleri ve yetişmiş insan kaynağıyla güçlü bir potansiyele sahip olduğu vurgulandı. Kent için uzun vadeli planlama, güçlü yönetim ve ortak akıl çağrısı yapılarak, “Güçlü şehirler, güçlü Türkiye’nin temelidir. Güçlü İzmir ise Türkiye’nin geleceğine güç katacaktır” mesajı verildi.

Açıklama, Atatürk ve silah arkadaşları ile şehit ve gazilerin anılması ve 9 Eylül İzmir’in Kurtuluş Günü’nün kutlanmasıyla sona erdi.

İLGİLİ HABERLER