İzmir’den Türkiye’ye Barış ve Kardeşlik Çağrısı

İzmir’de sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla yapılan açıklamada, Türkiye’de barış, kardeşlik, demokrasi ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi çağrısında bulunuldu. Türkiye Gönül Köprüsü Projesi kapsamında Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Ege Bölgesi arasında kültürel ve sosyal bağların geliştirilmesinin hedeflendiği belirtilirken, “Artık bu ülkenin yeni acılara tahammülü yok. Silahlar sussun, insanlar konuşsun” mesajı verildi.

 “Silahlar Sussun, İnsanlar Konuşsun”

 

İzmir’den Türkiye’nin 81 iline barış, kardeşlik ve toplumsal dayanışma çağrısı yapıldı. Sivil toplum kuruluşlarının öncülüğünde gerçekleştirilen basın açıklamasında, farklı kültürlerin, inançların ve siyasi düşüncelerin ortak bir gelecek etrafında buluşmasının önemine dikkat çekildi.

Türkiye’nin uzun yıllardır yaşadığı çatışmaların toplumda derin yaralar bıraktığı vurgulanan açıklamada, yeni acıların yaşanmaması için toplumsal uzlaşmanın güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Açıklamada, “Ana dillerimiz, kültürlerimiz, inançlarımız ve siyasi düşüncelerimiz farklı olabilir. Ortak geleceğimizi karşılıklı saygı, eşit vatandaşlık ve birlikte yaşama iradesiyle güçlendirebiliriz” denildi.

“ARTIK BU ÜLKENİN YENİ ACILARA TAHAMMÜLÜ YOK”

Türkiye'de 40 yılı aşkın süredir devam eden çatışmaların toplumun her kesiminde acılara neden olduğu belirtilen açıklamada, şehitler, gaziler ve evlatlarını kaybeden aileler unutulmadı.

Toplumsal barışın sağlanabilmesi için farklı kesimlerin yaşadığı acıların anlaşılması gerektiği vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:

“Şehitler verdik, evlatlarımızı kaybettik. Nice ailelerin ocağına ateş düştü. Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anarken Cumartesi Annelerinin, Diyarbakır Annelerinin ve evlatlarını şehit veren annelerin acısını anlayacağız. Acıları yarıştırmadan birbirimizi dinleyeceğiz. Artık bu ülkenin yeni acılara tahammülü yok.”

BAHÇELİ VE ERDOĞAN'IN DESTEKLEDİĞİ SÜRECE VURGU

Açıklamada, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin başlattığı diyalog girişimine ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sürece verdiği desteğe de değinildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yürütülen çalışmaların önemli olduğu belirtilerek, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'na ve sürece katkıda bulunan milletvekillerine teşekkür edildi.

Barış ve demokratikleşme yönündeki girişimlerin somut sonuçlara ulaşmasının beklendiği ifade edilen açıklamada, sürecin hukuki güvenceler çerçevesinde ve toplum düzenli olarak bilgilendirilerek yürütülmesi gerektiği vurgulandı.

“SİLAHLARIN KALICI OLARAK SUSMASINI İSTİYORUZ”

Türkiye'de silahların kalıcı olarak susması ve silahsızlanmanın tamamlanmasının en büyük beklentiler arasında bulunduğu belirtildi.

Tüm siyasi partilere sağduyu, sabır ve sorumluluk çağrısında bulunulan açıklamada, sivil toplum kuruluşlarının da sürece katkı sağlamaya hazır olduğu ifade edildi.

“Biz sivil toplum kuruluşları olarak vicdanımızla, emeğimizle, malımızla ve bütün imkânlarımızla bu sürece destek vermeye hazırız” denilerek, ülke kaynaklarının çatışmalar yerine eğitime, sağlığa ve üretime ayrılması gerektiği vurgulandı.

TÜRKİYE GÖNÜL KÖPRÜSÜ PROJESİ İLE KÜLTÜRLER BULUŞACAK

Basın açıklamasında, toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlayan Türkiye Gönül Köprüsü Projesi de kamuoyuyla paylaşıldı.

Proje kapsamında 5-15 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilmesi planlanan etkinliklerde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan 11 ilin temsilcilerinin İzmir'de ağırlanmasının hedeflendiği belirtildi.

Etkinliklerin yalnızca bir festival organizasyonu olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulanarak, temel amacın farklı bölgelerden gelen vatandaşları aynı sofrada buluşturmak, karşılıklı dostlukları geliştirmek ve toplumsal ön yargıları azaltmak olduğu ifade edildi.

EGE'DEN DOĞU VE GÜNEYDOĞU'YA KARDEŞLİK ZİYARETLERİ

Türkiye Gönül Köprüsü Projesi'nin yalnızca İzmir'deki etkinliklerle sınırlı kalmayacağı belirtildi.

İzmir, Aydın, Manisa, Uşak, Isparta ve Ege Bölgesi'nin farklı kentlerinden sivil toplum kuruluşu temsilcileri, kanaat önderleri ve iş insanlarının Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerine ziyaretler gerçekleştirmesinin planlandığı açıklandı.

Karşılıklı ziyaretlerle kültürel, sosyal ve ekonomik bağların güçlendirilmesi, farklı bölgeler arasında kalıcı dostlukların kurulması ve dayanışma ortamının geliştirilmesi hedefleniyor.

SİYASİ PARTİLERE VE YEREL YÖNETİMLERE ÇAĞRI

Açıklamada, Türkiye Gönül Köprüsü Projesi'ne siyasi partilerin, yerel yönetimlerin, meslek kuruluşlarının, federasyonların, derneklerin ve vatandaşların destek vermesi istendi.

Toplumsal barışın yalnızca siyasi kurumların değil, toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğu belirtilerek, sürecin kesintiye uğramadan devam etmesi gerektiği vurgulandı.

“Bu sürecin bir daha rafa kaldırılmasını veya bekletilmesini istemiyoruz. Halkımızla buluşalım, birbirimizi dinleyelim. Barışı ve toplumsal desteği birlikte büyütmeliyiz” ifadelerine yer verildi.

“BARIŞIN KAYBEDENİ OLMAZ, KAZANAN TÜRKİYE OLUR”

Açıklamanın sonunda Türkiye'nin geleceğinde adalet, demokrasi, eşit vatandaşlık ve karşılıklı güvenin esas alınması gerektiği belirtildi.

Toplumsal dayanışmanın ve kardeşlik bağlarının güçlendirilmesi çağrısıyla yapılan açıklama, şu sözlerle tamamlandı:

“Silahlar sussun, insanlar konuşsun. Anneler ağlamasın, evlatlarımız yaşasın. Kardeşliğimiz büyüsün, geleceğimiz umutla dolsun. Çünkü barışın kaybedeni olmaz. Kazanan hepimiz, kazanan Türkiye'dir.”

“Adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye'dir” sözleriyle tamamlanan açıklamada, tüm vatandaşlar ortak geleceğe sahip çıkmaya ve kardeşlik bağlarını güçlendirmeye davet edildi.

İLGİLİ HABERLER