Elazığ Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde uzun yıllardır akademik çalışmalarını sürdüren Öğretim Görevlisi Recep Bağcı, meslek hayatındaki 42 yılını öğrencilerine adadı. 1984 yılından bu yana üniversite bünyesinde bulunan ve fakültenin kuruluş aşamalarında aktif rol üstlenen Bağcı, genç iletişimcilerin teknolojinin dünü ve bugünü arasındaki bağı daha iyi kavraması adına anlamlı bir projeye imza attı.

Geçmişten Günümüze İletişim Yolculuğu
Kendi koleksiyonundaki parçaların yanı sıra çevre sakinlerinin ve yakınlarının desteğiyle evlerde atıl durumda bekleyen eski cihazları toplayan Bağcı, titiz bir çalışma yürüttü. Cumhuriyetin 100. yılı ve fakültenin 25. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle hayata geçirilen bu özel sergi, ziyaretçilerini 500 yıl öncesine uzanan bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Müze, sadece bir sergi alanı değil, aynı zamanda öğrencilerin derslerde teorik olarak öğrendikleri ekipmanları dokunarak ve görerek deneyimledikleri yaşayan bir laboratuvar işlevi görüyor.

Eğitim İçin Bir Ömür
Müzenin fakülte binasının koridorlarına yayılmış olması, öğrencilerin her gün bu tarihi ekipmanlarla iç içe olmasını sağlıyor. Bağcı, bu girişimiyle ilgili olarak, "Müzecilik benim asıl uzmanlık alanım değil ancak bir eğitimci olarak iletişim teknolojilerinin hangi aşamalardan geçtiğini öğrencilerime göstermek istedim. Bu cihazları başka bir kuruma bağışlamak yerine, fakültemizde kalarak eğitim materyali olmalarını tercih ettim" dedi.
Koleksiyonunda matbaa makinelerinden gramofonlara, sinema cihazlarından radyo ve fotoğraf makinelerine kadar geniş bir yelpazede eser bulunduran müze, halkın bağışlarıyla da büyümeye devam ediyor. Bağcı, bir şehrin kültürel birikiminin müzelerle ölçüldüğünü vurgulayarak, bu projenin öğrencilere kazandırdığı vizyondan dolayı büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.