Türkiye’de ölüm nedenleri arasında zirvede bulunan dolaşım sistemi hastalıkları, her yıl çok sayıda vatandaşın yaşamını tehdit etmeye devam ediyor. İstatistiklere göre ülkemizdeki vefatların önemli bir bölümü bu kronik süreçlerden kaynaklanıyor. Tanı konulan hastalarda uygulanan stent ve bypass gibi girişimsel yöntemler, mevcut tıkanıklıkları gidermek adına kritik bir rol oynasa da, bu işlemler hastalığın temelini tamamen ortadan kaldırmıyor.
Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Abdi Sağcan, hastaların operasyon sonrası "artık iyileştim" düşüncesiyle tedavi sürecini aksatmalarının ciddi tehlikelere kapı araladığını belirtti.
Operasyonlar hastalığı değil tıkanıklığı düzeltiyor
Prof. Dr. Abdi Sağcan, bypass ameliyatlarının damar sertliği gibi kronik bir süreci sonlandırmadığını, yalnızca tıkalı damarların etrafından yeni bir yol oluşturarak kalp kasının kanlanmasını sağladığını ifade etti. Damar sertliğinin tüm damar sistemini etkileyebilecek bir durum olduğunu hatırlatan Sağcan, "Taktığımız bypass damarları veya açtığımız stentli bölgeler zamanla tekrar etkilenebilir. Eğer kolesterol, yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi risk faktörleri ve sigara kullanımı kontrol altına alınmazsa, hastalık ilerlemeye devam eder" uyarısında bulundu.
Tedavinin üç temel ayağı: İlaç, yaşam tarzı ve takip
Başarılı bir tedavi sürecinin sadece ameliyat masasında bitmediğini vurgulayan Prof. Dr. Sağcan, hastaların iyileşme döneminde dikkat etmesi gerekenleri üç ana başlıkta topladı. Birincisi, stent veya bypass gibi girişimsel müdahaleler; ikincisi, kan sulandırıcılar ve kolesterol ilaçlarının aksatılmadan kullanılması; üçüncüsü ve en önemlisi ise yaşam tarzı değişiklikleri.
Özellikle kan sulandırıcı ilaçların doktor onayı olmadan erken kesilmesinin stent içerisinde pıhtı oluşumuna yol açabileceğine dikkat çeken Sağcan, bu durumun hayati riskler doğurduğunu belirtti. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmanın, operasyonun başarısını uzun yıllara yaymak için tek yol olduğunu sözlerine ekledi. Prof. Dr. Sağcan, hastaların kendilerini iyi hissetseler dahi düzenli kontrollerini ihmal etmemeleri gerektiğini, doğru bir yönetimle kalp hastalarının uzun ve kaliteli bir yaşam sürebileceğini vurguladı.