-
reklam
reklam
EGE360 Sağlık & Yaşam Prof. Dr. Zümre Arıcan Alıcıkuş’tan Meme Kanseri İçin Önemli Uyarılar

Prof. Dr. Zümre Arıcan Alıcıkuş’tan Meme Kanseri İçin Önemli Uyarılar

Ekim Ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında önemli açıklamalarda bulunan Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Zümre Arıcan Alıcıkuş, meme kanserinde erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurguladı. Kadınların yanı sıra erkeklerin de risk altında olduğunu belirten Alıcıkuş, düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

5 Dakika
Okunma Süresi
Prof. Dr. Zümre Arıcan Alıcıkuş’tan Meme Kanseri İçin Önemli Uyarılar
Okunma Süresi: 5 dk

Prof. Dr. Zümre Arıcan Alıcıkuş’tan Meme Kanseri Uyarısı: Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor!

Ekim Ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla katıldığı programda meme kanserinin risk faktörlerinden erken teşhise, kendi kendine meme muayenesinden modern tedavi yöntemlerine kadar birçok konuda açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Zümre Arıcan Alıcıkuş, toplumda farkındalık oluşturmanın önemine dikkat çekti.

Dünya genelinde meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu belirten Alıcıkuş, yaklaşık her 8 kadından birinin yaşamı boyunca meme kanseriyle karşılaşma riski taşıdığını ifade etti.

“Meme Kanseri Yalnızca Kadınlarda Görülmüyor”

Meme kanserinin erkeklerde de görülebildiğini hatırlatan Alıcıkuş, meme dokusuna sahip herkesin vücudundaki değişiklikleri önemsemesi gerektiğini söyledi.

Meme kanserinde kadın olmanın ve ilerleyen yaşın temel risk faktörleri arasında bulunduğunu belirten Alıcıkuş, aile öyküsü ve genetik yatkınlığın da önemli olduğunu kaydetti.

Ancak ailede meme kanseri bulunmasının kişinin mutlaka hastalığa yakalanacağı anlamına gelmediğini vurgulayan Alıcıkuş, meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 5 ila 10'unun kalıtsal genetik yatkınlıkla ilişkili olduğunu ifade etti.

Hareketsizlik ve Obezite Meme Kanseri Riskini Artırıyor

Günümüzde yaşam tarzındaki değişikliklerin meme kanseri riskini etkilediğini belirten Alıcıkuş, özellikle obezite, hareketsizlik, alkol ve tütün kullanımına dikkat çekti.

Sağlıklı beslenmenin, fiziksel aktivitenin ve kilo kontrolünün önemine değinen Alıcıkuş, değiştirilebilir risk faktörlerine yönelik önlem almanın meme kanseriyle mücadelede önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

“20 Yaşından İtibaren Memenizi Tanıyın”

Kadınların kendi meme yapılarını tanımalarının önemine değinen Alıcıkuş, 20 yaşından itibaren ayda bir kez kendi kendine meme kontrolü yapılmasını önerdi.

Adet gören kadınların adet başlangıcından sonraki 7 ila 10'uncu günler arasında, menopoz dönemindeki kadınların ise her ay belirledikleri sabit bir günde kontrollerini gerçekleştirebileceğini anlattı.

Ayna karşısında memelerin görünümünün incelenmesi gerektiğini belirten Alıcıkuş, özellikle şu değişikliklere dikkat edilmesi gerektiğini söyledi:

Memede veya koltuk altında ele gelen yeni bir kitle

Meme başında içeri çekilme

Meme cildinde kızarıklık, büzüşme veya portakal kabuğu görünümü

Meme başından kendiliğinden gelen, özellikle tek taraflı veya kanlı akıntı

Meme başında geçmeyen yara, kabuklanma veya egzama benzeri değişiklikler

Bu belirtilerin her zaman kanser anlamına gelmediğini ancak mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Alıcıkuş, kendi kendine kontrolün mamografi ve hekim muayenesinin yerine geçmediğini hatırlattı.

“40-69 Yaş Arasındaki Kadınlar Mamografiyi İhmal Etmemeli”

Meme kanserinde erken teşhisin en önemli araçlarından birinin mamografi olduğunu belirten Alıcıkuş, Türkiye'de 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir ücretsiz mamografi taraması yapıldığını söyledi.

Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) aracılığıyla yürütülen tarama programlarından yararlanılması gerektiğini belirten Alıcıkuş, ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan kişilerin ise daha erken yaşlarda ve kişiye özel tarama programlarına ihtiyaç duyabileceğini kaydetti.

Meme Kanseriyle İlgili Yanlış Bilinenlere Açıklık Getirdi

Programda meme protezleri, silikon implantlar, emzirme ve sütyen kullanımının meme kanseriyle ilişkisi de ele alındı.

Sütyen kullanımının meme kanserine neden olduğuna ilişkin bilimsel kanıt bulunmadığını söyleyen Alıcıkuş, silikon implantı olan kadınların da düzenli kontrollerini sürdürmesi gerektiğini ifade etti.

Emzirmenin meme kanseri riskini azaltan faktörlerden biri olduğunu belirten Alıcıkuş, bunun hastalığa karşı kesin koruma sağlamadığının altını çizdi.

Hamilelik ve emzirme dönemlerinde de memede ortaya çıkan şüpheli değişikliklerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Meme Kanseri Tedavisinde Kişiye Özel Yaklaşım

Meme kanseri tedavisinde cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, hormon tedavisi ve hedefe yönelik ilaçlar gibi farklı yöntemlerin kullanıldığını anlatan Alıcıkuş, tedavi planının hastalığın evresine ve tümörün özelliklerine göre belirlendiğini söyledi.

Cerrahi ve radyoterapinin hastalığın bulunduğu bölgeye yönelik tedaviler olduğunu belirten Alıcıkuş, kemoterapi ve diğer sistemik tedavilerin ise vücut genelinde etkili olduğunu ifade etti.

Tedavinin cerrah, medikal onkolog, radyasyon onkoloğu, radyolog ve patolog gibi farklı uzmanların birlikte değerlendirme yaptığı multidisipliner bir yaklaşımla planlanmasının önemine dikkat çekti.

“Erken Evrede Tedavi Başarısı Yüzde 95'in Üzerine Çıkabiliyor”

Erken evrede tanı alan meme kanseri hastalarında tedavi başarısının oldukça yüksek olabildiğini belirten Alıcıkuş, uygun hastalarda başarı oranlarının yüzde 95'in üzerine çıkabildiğini ifade etti.

Modern cerrahi yöntemler, gelişmiş radyoterapi teknikleri ve yeni nesil ilaçların tedavi seçeneklerini genişlettiğini vurgulayan Alıcıkuş, ileri evre hastalarda da yaşam süresini uzatmaya ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.

Tedavi tamamlandıktan sonra hastaların düzenli takip edilmesi gerektiğini belirten Alıcıkuş, özellikle ilk yıllarda nüks riskinin değerlendirilmesi için kontrollerin aksatılmaması gerektiğini dile getirdi.

“Farkındalık Sadece Ekim Ayıyla Sınırlı Kalmamalı”

Meme kanseriyle mücadelede toplumsal bilinçlenmenin önemine işaret eden Prof. Dr. Zümre Arıcan Alıcıkuş, erken teşhis sayesinde çok sayıda hayatın kurtarılabileceğini belirtti.

Farkındalık çalışmalarının yalnızca ekim ayında değil, yıl boyunca sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Alıcıkuş, kadınların ve erkeklerin bedenlerindeki değişiklikleri önemsemeleri ve şüpheli durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları çağrısında bulundu.

Meme kanseriyle mücadelede en güçlü adımlardan biri, bilinçli olmak ve erken teşhis fırsatını kaçırmamak.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız