-
reklam
reklam
EGE360 Politika İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu’ndan İktidara Sert Eleştiriler

İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu’ndan İktidara Sert Eleştiriler

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki gösteren Dervişoğlu, fon skandalı iddiaları üzerinden iktidarı eleştirdi. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yönetiminin görevden alınmasını ve Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Dervişoğlu; emekçilerin sorunları, tarımsal üretim, okul güvenliği ve Türkiye’nin dış politikası hakkında da dikkat çeken değerlendirmeler yaptı.

8 Dakika
Okunma Süresi
İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu’ndan İktidara Sert Eleştiriler
Okunma Süresi: 8 dk

 “Devlet Hırsızın Kapısına Sadaka Kutusuyla Gitmez”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 14 Ekim 2026 tarihinde partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada Türkiye'nin iç ve dış gündemini değerlendirdi.

Konuşmasında özellikle finans piyasalarında gündeme gelen fon iddiaları üzerinde duran Dervişoğlu, kamu kurumlarının denetim sorumluluğuna dikkat çekerek siyasi ve bürokratik sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve güvenlik alanlarında ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu savunan Dervişoğlu, devlet yönetiminde önleyici tedbirlerin ve hesap verebilirliğin esas alınması gerektiğini vurguladı.

Halk TV’ye Kayyım Atanmasına Tepki: “Hakikatin Önünde Hiçbir Engel Duramaz”

Konuşmasına Halk TV’ye yönelik polis operasyonu ve kayyım kararıyla başlayan Müsavat Dervişoğlu, yaşanan gelişmeleri basın özgürlüğü ve demokrasi açısından eleştirdi.

Türkiye’de herkesin ve her kurumun hukuk çerçevesinde incelenebileceğini belirten Dervişoğlu, ancak hukuki uygulamaların siyasi baskı aracına dönüştürülmemesi gerektiğini ifade etti.

Dervişoğlu, “Şafak baskınları adaleti tesisten öte, bir iktidarın ömrünü uzatma çabasıdır.” sözleriyle iktidara tepki gösterdi.

Belediyelerden şirketlere, siyasi partilerden medya kuruluşlarına kadar farklı alanlarda uygulanan kayyım kararlarını eleştiren İYİ Parti lideri, demokratik kurumların bağımsızlığının korunması gerektiğini savundu.

Dervişoğlu, “Hakikatin önünde hiçbir engel duramaz.” diyerek basın üzerindeki müdahalelere karşı çıktı.

Fon İddiaları Gündemde: “Siyasi ve Bürokratik Sorumlular Araştırılmalı”

Konuşmasının önemli bir bölümünü finans piyasalarında yaşanan fon skandalı iddialarına ayıran Dervişoğlu, olayların sıradan bir piyasa sorunu olarak değerlendirilemeyeceğini savundu.

Büyük çaplı finansal işlemlerin kamu otoritesinin gözetimi altında gerçekleştiğini belirten Dervişoğlu, denetim mekanizmalarının neden işlemediğinin araştırılması gerektiğini söyledi.

Dervişoğlu, “Bu kadar büyük bir vurgun, siyasi, bürokratik ve hukuki bir koruma zırhı olmadan nasıl büyüyebilir?” sorusunu yöneltti.

Fon piyasasındaki iddiaların kişisel tartışmalara indirgenmemesi gerektiğini belirten İYİ Parti lideri, asıl sorumluların ve denetim eksikliklerinin ortaya çıkarılmasının önemine dikkat çekti.

“Devlet Hırsızın Kapısına Sadaka Kutusuyla Gitmez”

Fon skandalı kapsamında gündeme gelen gönüllü iade düzenlemesine de tepki gösteren Dervişoğlu, haksız kazançların geri verilmesinin tek başına yeterli olmayacağını savundu.

Suç oluşturan işlemler tespit edildiğinde gerekli hukuki yaptırımların uygulanması gerektiğini belirten Dervişoğlu, “Devlet, hırsızın kapısına sadaka kutusuyla gitmez.” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, kamu otoritesinin görevinin haksız kazancı tespit etmek, geri almak ve sorumlular hakkında gerekli işlemleri uygulamak olduğunu söyledi.

Geçmişteki benzer tartışmalara da değinen Dervişoğlu, fon soruşturmasının yeni bir cezasızlık mekanizmasına dönüşmemesi gerektiğini ifade etti.

SPK Yönetiminin Görevden Alınmasını İstedi

Sermaye Piyasası Kurulu'nun denetim sorumluluğuna dikkat çeken Müsavat Dervişoğlu, kurum yönetiminin görevden alınması çağrısında bulundu.

Dervişoğlu, “SPK yönetimi acilen görevden el çektirilmelidir!” dedi.

Fon mağdurlarının zararlarının karşılanmasına ilişkin düzenlemeleri de değerlendiren Dervişoğlu, kamu kaynaklarının korunması gerektiğini belirtti.

İddiaların tüm yönleriyle araştırılması amacıyla TBMM'de bütün siyasi partilerin eşit şekilde temsil edildiği bir araştırma komisyonu kurulmasını önerdi.

Komisyonun, finansal işlemlerde kimlerin kazanç sağladığını, kimlerin önceden bilgi sahibi olduğunu ve denetim sorumluluğunun yerine getirilip getirilmediğini araştırması gerektiğini söyledi.

“Fon Zararlarının Bedeli 86 Milyona Yüklenemez”

Dervişoğlu, fon skandalı iddiaları kapsamında gündeme gelen mali kayıpların Hazine’ye, kamu bankalarına ve vatandaşlara yüklenmemesi gerektiğini savundu.

Mağduriyetlerin giderilmesinde yatırımcıların yatırdığı anapara ve enflasyon farkının dikkate alınması gerektiğini ifade eden İYİ Parti lideri, risk düzeyi farklı yatırım ürünlerinin aynı tasfiye yöntemine tabi tutulmasını eleştirdi.

Dervişoğlu, kamu kaynaklarının kullanımında adalet ve şeffaflık ilkelerinin gözetilmesi gerektiğini söyledi.

Okullardaki Şiddet Olaylarına Dikkat Çekti

Konuşmasında okul güvenliğini de gündeme getiren Dervişoğlu, eğitim kurumlarında meydana gelen şiddet olayları üzerinden Milli Eğitim Bakanlığını eleştirdi.

Turgutlu, Osmaniye ve Başakşehir'de yaşandığını belirttiği olayları hatırlatan Dervişoğlu, yalnızca polisiye tedbirlerle okul güvenliğinin sağlanamayacağını savundu.

Çocukların güvenliğinin eğitim, aile, ekonomi ve toplumsal koşullarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Dervişoğlu, önleyici politikaların önemine dikkat çekti.

İYİ Parti lideri, “Güçlü devlet, görünmeden işleyen devlettir.” diyerek devletin sorunlar yaşanmadan önce gerekli tedbirleri alması gerektiğini vurguladı.

“Emeğin Milli Gelirden Aldığı Pay Geriledi”

Türkiye'de çalışanların ekonomik koşullarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dervişoğlu, ekonomik büyümenin toplumun bütün kesimlerine adil biçimde yansımadığını savundu.

İYİ Parti tarafından 10-11 Ekim tarihlerinde Ankara'da düzenlenen “İYİ Gelecek İçin Emek Çalıştayı”nın sonuçlarına değinen Dervişoğlu, farklı sendika ve işveren örgütlerinin katıldığı toplantıda çalışma hayatının sorunlarının ele alındığını söyledi.

Türk-İş, Hak-İş, DİSK, Memur-Sen, KESK, Hür-Sen ve TİSK gibi kuruluşların temsil edildiği çalıştayda ortaya çıkan önerilerin Meclis çalışmalarına taşınacağını belirtti.

Dervişoğlu, emeğin milli gelirden aldığı payın geçmişte yaklaşık yüzde 52 seviyelerine ulaştığını, son büyüme verilerinde ise yüzde 38'e gerilediğini ifade etti.

Ekonomik büyümenin yalnızca rakamlarla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dervişoğlu, çalışanların ve emeklilerin alım gücündeki değişimin de dikkate alınmasını istedi.

Zeytin Üreticisinin Sorunlarını Gündeme Taşıdı

Tarım sektöründeki sorunlara geniş yer ayıran İYİ Parti lideri, özellikle zeytin üreticisinin karşı karşıya kaldığı fiyat sorunlarına dikkat çekti.

Zeytin hasat döneminin başlamasına rağmen üreticilerin beklediği geliri elde edemediğini savunan Dervişoğlu, bazı zeytin türlerinde geçen yıl yaklaşık 50 lira olan fiyatların 17-18 lira seviyelerine gerilediğini söyledi.

Yağlık zeytinde 10 liraya kadar düşen fiyatlardan söz edildiğini belirten Dervişoğlu, üretim maliyetleri yükselirken çiftçinin ürününü daha düşük fiyatlara satmak zorunda kaldığını ifade etti.

Market fiyatlarıyla üretici fiyatları arasındaki farkı da eleştiren Dervişoğlu, üretimden tüketiciye uzanan tedarik zincirinin incelenmesi gerektiğini vurguladı.

“Çiftçi Tarlaya Girerken Ürünün Fiyatını Bilmiyor”

Tarımda üretim planlamasının yetersiz olduğunu savunan Dervişoğlu, buğday, arpa, çeltik ve şeker pancarı üreticilerinin ürün fiyatlarını önceden bilmeden üretime başladığını söyledi.

Çiftçinin maliyetler karşısında korunması gerektiğini belirten İYİ Parti lideri, devletin gerektiğinde üretim için alım garantisi sağlamasını önerdi.

Tohum, gübre ve mazot gibi temel girdilerde üreticiye finansman desteği sunulması gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, Ziraat Bankası'nın tarımsal üretimi destekleme işlevinin güçlendirilmesini istedi.

Dervişoğlu, gıda enflasyonunun tek sorumlusunun çiftçi olarak gösterilmesine karşı çıkarak aracı zinciri, lojistik maliyetler ve piyasa yapısının da incelenmesi gerektiğini söyledi.

Mekke Anlaşması'na Eleştiri: “Türkiye Hangi Tehdide Karşı Güvence Veriyor?”

Dış politika başlığında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında gündeme gelen savunma iş birliğini değerlendiren Müsavat Dervişoğlu, kamuoyunda Mekke Anlaşması olarak anılan girişime ilişkin sorular yöneltti.

Türkiye'nin bölge ülkeleriyle ekonomik ve diplomatik ilişkilerini geliştirmesine karşı olmadıklarını belirten Dervişoğlu, askeri güvenlik yükümlülüklerinin farklı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Savunma ittifaklarında ortak tehdidin açıkça tanımlanmasının önemli olduğunu ifade eden Dervişoğlu, olası bölgesel çatışmalarda Türkiye'nin nasıl bir sorumluluk üstleneceğinin açıklanmasını istedi.

Dervişoğlu, “Türkiye, neden sınırları, tehdidi ve nihai maliyeti belirsiz, yeni bir askeri yükümlülüğün içine sokulmaktadır?” sorusunu yöneltti.

Türk askerinin başka ülkelerin siyasi tercihleri nedeniyle çatışmaların tarafı haline getirilmemesi gerektiğini savunan İYİ Parti lideri, Türkiye'nin kendi güvenlik önceliklerini korumasının önemine dikkat çekti.

Karadeniz'de Türk Gemilerinin Güvenliğini Gündeme Getirdi

Karadeniz'de Türk bağlantılı ticari gemilere yönelik saldırılara da değinen Dervişoğlu, deniz ticaretinin ve Türk vatandaşlarının güvenliğinin korunması gerektiğini söyledi.

2022 yılından bu yana bölgede Türk sahipli veya Türk işletmeli gemilerin saldırılara maruz kaldığını belirten Dervişoğlu, hükümetin bu olaylar karşısındaki diplomatik yaklaşımını eleştirdi.

Türkiye'nin başka ülkeler için güvenlik garantisi vermeyi tartışırken kendi gemilerinin güvenliğini öncelikli olarak ele alması gerektiğini savundu.

Dervişoğlu, dış politikada barış ve diplomasi anlayışının sürdürülmesi gerektiğini ancak vatandaşların haklarının korunmasının da aynı derecede önemli olduğunu ifade etti.

“Biz Sürekli Hasar Tespiti Yapan Değil, Hasarı Önleyen Bir Devlet İstiyoruz”

Grup toplantısının sonunda devlet yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Müsavat Dervişoğlu, konuşmasında gündeme getirdiği ekonomik, sosyal ve güvenlik sorunlarının ortak noktasının yönetim anlayışı olduğunu savundu.

Devletin görevinin yalnızca sorunlar ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek olmadığını belirten Dervişoğlu, planlama, denetim ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

İYİ Parti lideri, “Bizim istediğimiz sürekli hasar tespiti yapan bir devlet değil, hasarı önleyen bir devlettir.” ifadelerini kullandı.

Çiftçinin üretim sürecinin desteklendiği, çocukların güvenliğinin sağlandığı, çalışanların emeğinin korunduğu ve kamu kaynaklarının etkili biçimde denetlendiği bir yönetim anlayışını savunduklarını belirten Dervişoğlu, devletin vatandaşın haklarını koruma sorumluluğuna dikkat çekti.

Dervişoğlu, Türkiye'nin kaynaklarının toplumun refahı için kullanılması gerektiğini vurgulayarak konuşmasını tamamladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız