-
reklam
reklam
EGE360 Politika Yeniden Umut Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şakir Varol’dan İktidara Eleştiriler

Yeniden Umut Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şakir Varol’dan İktidara Eleştiriler

Yeniden Umut Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir İl Başkanı Şakir Varol, Ege 360 TV ekranlarında Taner Özgür’ün sunduğu “Derin Gündem” programına konuk oldu. Uzun yıllara dayanan siyasi deneyimini, Bülent Ecevit ile çalışma dönemini ve partisinin hedeflerini anlatan Varol; İzmir’deki trafik ve kentsel dönüşüm sorunlarından ekonomik sıkıntılara, kamu kuruluşlarının özelleştirilmesinden yatırım fonlarında yaşanan krize kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. İzmir’de dokuz ilçede örgütlenme çalışmalarının yürütüldüğünü açıklayan Varol, “Biz Atatürk’ün ışığında, Ecevit’in yolunda yürüyoruz.” dedi.

11 Dakika
Okunma Süresi
Yeniden Umut Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şakir Varol’dan İktidara Eleştiriler
Okunma Süresi: 11 dk

 “Halkın Refahını Öncelik Haline Getirmeliyiz”

Ege 360 TV ekranlarında yayınlanan “Derin Gündem” programında Türkiye ve İzmir siyasetinin önemli başlıkları masaya yatırıldı.

Gazeteci Taner Özgür’ün konuğu olan Yeniden Umut Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir İl Başkanı Şakir Varol, siyasi yaşamından partisinin teşkilatlanma çalışmalarına, yerel yönetim anlayışından Türkiye ekonomisine kadar pek çok konuda açıklamalarda bulundu.

Yaklaşık yarım asrı aşan siyasi deneyime sahip olduğunu belirten Varol, geçmişte Demokratik Sol Parti (DSP) çatısı altında Bülent Ecevit ile birlikte çalıştığını anlattı.

Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal açıdan önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu savunan Varol, siyasette güvenin, dürüstlüğün ve halka hizmet anlayışının yeniden güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Şakir Varol: “Siyaseti Bülent Ecevit’in Yanında Öğrendik”

1944 yılında Giresun’da dünyaya geldiğini ve 10 yaşından bu yana İzmir’de yaşadığını belirten Şakir Varol, siyasete ilgisinin aile ortamında başladığını söyledi.

Babasının Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde uzun yıllar siyaset yaptığını, ailesinde milletvekilliği görevinde bulunan isimlerin de olduğunu ifade eden Varol, siyasi yaşamının çocukluk yıllarına dayandığını anlattı.

Demokratik Sol Parti dönemindeki çalışmalarına değinen Varol, eski Başbakan Bülent Ecevit ile uzun yıllar birlikte görev yapmanın kendisi açısından önemli bir deneyim olduğunu belirtti.

Varol, “Ne mutlu bana ki öyle bir insanın yanında yıllarca çalıştım. Siyasetin en güzel şeylerini Sayın Ecevit’in konuşmalarından, onun yanında öğrendik.” ifadelerini kullandı.

Bülent Ecevit’in siyasi dürüstlüğünü ve halkla kurduğu ilişkiyi örnek aldığını belirten Varol, bugünkü siyasi anlayışını da bu deneyimlerin şekillendirdiğini söyledi.

“Oğlumun Adını Bile Ecevit’e Duyduğum Sevgiden Umut Koydum”

Bülent Ecevit’e duyduğu bağlılığı anlatan Şakir Varol, geçmiş yıllardaki siyasi çalışmalarından örnekler verdi.

DSP döneminde yoğun bir siyasi mücadele yürüttüklerini ifade eden Varol, Ecevit’in toplumda önemli bir umut kaynağı olduğunu düşündüğünü belirtti.

Varol, oğluna “Umut” adını vermesinde de Ecevit döneminde yaşadığı siyasi heyecanın etkili olduğunu söyledi.

Siyasetin yalnızca bir görev değil, aynı zamanda uzun yıllara yayılan bir sorumluluk olduğunu belirten Varol, aktif siyasetten uzaklaşmayı düşünmesine rağmen yeniden görev üstlendiğini anlattı.

Yeniden Umut Partisi İzmir’de Dokuz İlçede Örgütleniyor

Yeniden Umut Partisinin İzmir’deki teşkilatlanma çalışmalarını anlatan Şakir Varol, kent genelinde yaklaşık dokuz ilçede örgütlendiklerini açıkladı.

Konak, Karabağlar, Gaziemir, Menderes, Aliağa ve Menemen ilçelerindeki çalışmalardan söz eden Varol, Dikili ve çevresinde de yeni temasların sürdüğünü belirtti.

İzmir’in kuzey ilçelerindeki örgütlenmeyi tamamladıktan sonra güney ilçelerine ağırlık vermeyi hedeflediklerini ifade etti.

Varol, “İzmir’de dokuz ilçedeyiz. Daha yeni başladık sayılır. Çalışmalar gayet güzel gidiyor.” dedi.

Partinin Türkiye genelinde de teşkilatlanma faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Varol, farklı illerde partilerine katılım sağlamak isteyen kişilerle görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi.

Yeniden Umut Partisinin Genel Başkanı Yakup Kuzey

Partinin kuruluş sürecine ilişkin bilgi veren Şakir Varol, Yeniden Umut Partisi Genel Başkanı Yakup Kuzey ve Genel Sekreter Cengiz Seven’in kuruluş çalışmalarında görev aldığını anlattı.

Partinin kuruluş aşamasında kendisine de görev teklif edildiğini belirten Varol, başlangıçta aktif siyasete dönmeyi düşünmediğini ancak daha sonra teklifi kabul ettiğini söyledi.

Siyasetin insan hayatında kalıcı izler bıraktığını ifade eden Varol, ülkenin geleceğine katkı sunma düşüncesinin kendisini yeniden siyasete yönelttiğini belirtti.

“Atatürk’ün Işığında, Ecevit’in Yolunda Yürüyoruz”

Yeniden Umut Partisinin siyasi çizgisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şakir Varol, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılıklarını vurguladı.

Bülent Ecevit’in siyasi anlayışını benimsediklerini belirten Varol, partisinin emek, üretim ve sosyal adalet konularına önem verdiğini söyledi.

Varol, “Biz Atatürk’ün ışığında, Ecevit’in yolunda yürüyoruz. Atatürk devrimlerinin ve inkılaplarının tamamen sahibiyiz.” ifadelerini kullandı.

Partilerinin çiftçilerin, işçilerin, emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların sorunlarına çözüm üretmeyi amaçladığını anlatan Varol, halkın beklentilerini doğrudan dinlemeye çalıştıklarını belirtti.

DSP ile Neden Yollar Ayrıldı?

Programda Yeniden Umut Partisinin Demokratik Sol Partiden hangi yönleriyle ayrıldığı da gündeme geldi.

Şakir Varol, geçmişte DSP bünyesinde görev yapmış bazı siyasetçilerle mevcut parti yönetimi arasında görüş ayrılıkları bulunduğunu savundu.

Kendisinin de DSP’nin bugünkü siyasi kadrolarıyla aynı düşünceleri paylaşmadığını ifade eden Varol, Ecevit dönemindeki siyasi anlayışı yaşatmak istediklerini söyledi.

Varol, “DSP’nin yeni kadrolarıyla tamamen bir fikir ayrılığının içindeyiz. Uyuşamıyoruz.” dedi.

Yeniden Umut Partisi Seçimlere İttifakla mı Girecek?

Türkiye siyasetindeki ittifak tartışmalarına da değinen Şakir Varol, Yeniden Umut Partisinin öncelikli hedefinin seçimlere kendi siyasi kimliğiyle katılmak olduğunu belirtti.

Bununla birlikte farklı siyasi partilerle görüşmeler yapıldığını ifade eden Varol, ittifak konusunda nihai kararın parti genel merkezi tarafından verileceğini söyledi.

Siyasi partiler arasında üçüncü bir ittifak oluşturulmasına yönelik temaslar bulunduğunu da dile getiren Varol, bu konuda henüz kesinleşmiş bir karar açıklamadı.

Varol, “İlk anda bağımsız olarak kendi başımıza seçime girmek istiyoruz. Ama ittifaklarla ilgili teklifler de geliyor. Genel Başkanımız görüşüyor.” ifadelerini kullandı.

Belediye Başkanlarının Parti Değiştirmesine Tepki

Programda yerel yönetimlerde yaşanan siyasi parti değişiklikleri de tartışıldı.

Şakir Varol, seçimle göreve gelen belediye başkanlarının görev süreleri içerisinde başka siyasi partilere geçmesini doğru bulmadığını söyledi.

Seçmenlerin yalnızca adayın kişiliğini değil, siyasi partisini ve vaatlerini de dikkate alarak oy kullandığını savunan Varol, parti değişikliklerinin seçmen iradesi açısından tartışılması gerektiğini ifade etti.

Varol, belediye başkanlarının seçildikleri partiden ayrılmaları durumunda görevlerini bağımsız olarak sürdürmelerinin daha doğru olacağını düşündüğünü belirtti.

Parti değişikliklerine yönelik belirli sınırlamalar getirilmesini öneren Varol, “Ben o partiye oy vermesini bilmiyor muydum? Eğer isteseydim ona oy verirdim.” sözleriyle görüşünü dile getirdi.

İzmir’de Öncelik Trafik ve Ulaşım Olmalı

Gazeteci Taner Özgür’ün “İzmir’i siz yönetseydiniz ilk neyi değiştirirdiniz?” sorusunu yanıtlayan Şakir Varol, önceliğinin ulaşım sorununu çözmek olacağını söyledi.

İzmir’de trafik yoğunluğunun her geçen gün arttığını savunan Varol, mevcut çevre yollarının kentteki araç yoğunluğunu karşılamakta zorlandığını ifade etti.

Şehrin giriş ve çıkışlarındaki ulaşım sorunlarının çözülmesi gerektiğini belirten Varol, toplu taşıma sistemlerinin de geliştirilmesini önerdi.

Varol, “Önce trafiği rahatlatmak lazım. Şehrin giriş çıkışını rahatlatmak lazım. Bir tane çevre yolumuz var, o da artık kendini bile idare edemiyor.” dedi.

Metro Yatırımlarının Hızlandırılmasını İstedi

İzmir’de metro yatırımlarının yetersiz kaldığını savunan Şakir Varol, kentin bazı büyük ilçelerinin raylı sistem bağlantılarından yeterince yararlanamadığını söyledi.

Özellikle Buca Metrosu üzerinden değerlendirmelerde bulunan Varol, ulaşım projelerinin siyasi tartışmaların ötesinde kent halkının ihtiyaçları doğrultusunda tamamlanması gerektiğini ifade etti.

Kentteki ulaşım yatırımlarının hangi siyasi yönetim tarafından başlatıldığından çok, vatandaşların hizmete erişiminin önem taşıdığını vurguladı.

Kentsel Dönüşümde Yeşildere ve Kadifekale Vurgusu

Mimarlık geçmişi de bulunan Şakir Varol, İzmir’in yapılaşma ve kentsel dönüşüm sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özellikle Yeşildere, Kadifekale ve çevresindeki yerleşim alanlarının dönüşüm ihtiyacına dikkat çekti.

Bağlıkuyu çevresindeki ulaşım bağlantıları ve mevcut yapılaşmanın birlikte ele alınması gerektiğini belirten Varol, kentsel dönüşümün yalnızca binaların yenilenmesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Bölgenin ulaşım, altyapı ve sosyal ihtiyaçlarını kapsayan bütüncül bir planlama yapılmasının önemine değinen Varol, bu alanlarda gerçekleştirilecek düzenlemelerin kent trafiğinin rahatlatılmasına da katkı sağlayabileceğini söyledi.

“Vatandaşın Gelirini Artıracak Politikalar Geliştirilmeli”

İzmir’de ulaşım ve yapılaşma sorunlarının yanı sıra ekonomik koşulların da öncelikli gündem olması gerektiğini belirten Şakir Varol, vatandaşların alım gücünün düştüğünü savundu.

Özellikle emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını ifade eden Varol, sosyal refahı artıracak politikaların uygulanması gerektiğini söyledi.

Kendisinin de emekli olduğunu belirten Varol, emekli maaşlarının yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını düşündüğünü dile getirdi.

Varol, “Artık millet bir ekmeği alınca ikinciyi alamıyor. Vatandaşı rahatlatacak, refaha erdirecek ve gelirini yükseltecek çalışmalar yapılmalı.” ifadelerini kullandı.

Okullardaki Şiddet Olaylarına Karşı Güvenlik Çağrısı

Programda son dönemde gündeme gelen okul saldırıları ve eğitim kurumlarında yaşanan güvenlik sorunları da ele alındı.

Şakir Varol, okullarda silahlı ve kesici aletli saldırıların yaşanmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Öğrencilerin ve öğretmenlerin güvenliğinin sağlanmasının kamu kurumlarının temel sorumlulukları arasında bulunduğunu belirten Varol, okul giriş ve çıkışlarında güvenlik önlemlerinin artırılmasını önerdi.

Varol, “Ne demek okula silahla girmek? Neden bu okullarda güvenlik sistemi hâlâ gerektiği gibi kurulamıyor?” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

“Eğitim Sadece Okulda Değil, Ailede de Başlıyor”

Okullardaki şiddet olaylarının yalnızca güvenlik tedbirleriyle çözülemeyeceğini belirten Şakir Varol, ailelerin de çocukların eğitim ve gelişiminde önemli sorumluluklar üstlendiğini söyledi.

Toplumsal ilişkilerde saygı ve hoşgörünün azaldığını düşündüğünü ifade eden Varol, eğitim sisteminin aileleri de kapsayacak şekilde güçlendirilmesi gerektiğini savundu.

Çocukların erken yaşlardan itibaren toplumsal değerler, sorumluluk ve birlikte yaşama kültürü konusunda bilinçlendirilmesini önerdi.

Kamu Kuruluşlarının Özelleştirilmesine Eleştiri

Programın ekonomi bölümünde Türkiye’de gerçekleştirilen özelleştirme uygulamaları da gündeme geldi.

Şakir Varol, Cumhuriyet döneminde kurulan kamu işletmelerinin ve sanayi kuruluşlarının özelleştirilmesine yönelik eleştirilerde bulundu.

Yanında getirdiği belgelerde çeşitli kamu işletmeleri ve özelleştirme işlemlerine ilişkin bilgiler bulunduğunu belirten Varol, bu süreçlerin ekonomik ve toplumsal sonuçlarının değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Türk Telekom, TEKEL işletmeleri, şeker fabrikaları, elektrik dağıtım şirketleri ve bazı sanayi kuruluşlarını örnek gösteren Varol, stratejik öneme sahip işletmelerin kamu yararı çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyledi.

Özelleştirilen bazı kuruluşların yeniden kamu mülkiyetine alınabileceğini savunan Varol, bunun hangi kuruluşlarda ve hangi hukuki koşullarda yapılabileceğine ilişkin ayrıntılı bir plan paylaşmadı.

“Cumhuriyetin Kazanımları Korunmalı”

Özelleştirme uygulamalarının uzun vadeli sonuçlarının incelenmesi gerektiğini belirten Şakir Varol, kamu kuruluşlarının geçmişte ülke ekonomisinin gelişmesinde önemli rol oynadığını ifade etti.

Bu kuruluşların yalnızca ekonomik değerleriyle değil, üretim kapasitesi ve istihdam üzerindeki etkileriyle de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Varol, ekonomik açıdan stratejik gördüğü kuruluşlarda kamu yararının öncelikli olması gerektiğini belirterek geçmiş özelleştirme kararlarını eleştirdi.

Fon Krizi İçin Açıklama: “Vatandaş Devletine Güvenmek İstiyor”

Türkiye’de yatırım fonlarıyla ilgili yaşanan kriz de programın önemli gündem maddelerinden biri oldu.

Şakir Varol, yatırımcıların birikimlerini değerlendirmek amacıyla finansal kurumlara yöneldiğini, yaşanan sorunların ise güven kaybına yol açabileceğini söyledi.

Özellikle emeklilerin ve küçük yatırımcıların birikimlerinin korunması gerektiğini savunan Varol, fon tasfiyesi ve geri ödeme süreçlerinde mağduriyetlerin giderilmesinin önemine dikkat çekti.

Varol, “Ben devletime güvenmezsem kime güveneceğim? En son merci devlet değil mi?” ifadelerini kullandı.

Fon Mağdurlarının Haklarının Korunmasını İstedi

Fon krizine ilişkin açıklamalarını sürdüren Şakir Varol, yatırımcıların tasarrufları konusunda yaşanan belirsizliğin giderilmesi gerektiğini belirtti.

Yapılacak geri ödemelerin kapsamı ve yatırımcıların kalan alacaklarının nasıl değerlendirileceği konularında açıklık sağlanmasının önem taşıdığını söyledi.

Kamu kurumlarının finansal piyasalarda güven ortamını koruması gerektiğini ifade eden Varol, vatandaşların birikimlerine ilişkin haklarını savundu.

Fon krizine yönelik değerlendirmelerinde ekonomik güvenin önemine işaret eden Varol, sürecin yatırımcılar açısından adil biçimde sonuçlandırılması gerektiğini dile getirdi.

Şakir Varol’dan Seçmene Mesaj: “Bize de Bir Şans Verin”

Programın sonunda Türkiye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şakir Varol, ekonomik ve toplumsal sorunların çözümü için farklı siyasi kadroların da değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Yeniden Umut Partisinin vatandaşların sorunlarına çözüm üretmeyi amaçladığını belirten Varol, geçmişte Demokratik Sol Parti çatısı altında edindiği siyasi deneyimleri yeni partisinde değerlendirmek istediğini söyledi.

Varol, “Sayın milletim, lütfen bize de bir şans verin. Biz bir başka partide, DSP’de umut olduk. Şimdi yine elimizden gelen her şeyi fazlasıyla yapacağız.” ifadelerini kullandı.

Ege 360 TV’de Siyaset ve Ekonomi Gündemi Değerlendirildi

Yaklaşık yarım saat süren “Derin Gündem” programında Yeniden Umut Partisinin siyasi hedefleri, İzmir’deki örgütlenme çalışmaları, yerel yönetimler, ekonomik sorunlar, eğitimde güvenlik ve kamu varlıklarının geleceği gibi başlıklar ele alındı.

Şakir Varol, partisinin Atatürk ilke ve inkılapları ile Bülent Ecevit’in siyasi anlayışını benimsediğini belirterek çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

 

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız