Rota Yeniden Oluşturuluyor
Hayatın en sevdiğim cümlelerinden biri belki de navigasyonların o mekanik sesi: “Rota yeniden oluşturuluyor.” Yanlış bir yola girdiğinizde sizi azarlamaz. “Neden buradan döndün, neden daha önce fark etmedin, kaç kilometre kaybettin?” diye hesap sormaz. Bulunduğunuz noktayı kabul eder ve hedefe ulaşabileceğiniz yeni bir yol çizer.
Belki insanın kendisine yapmayı öğrenmesi gereken şey de tam olarak budur.
Çünkü pusula saatten önce bulundu. İnsan, zamanı ölçmeden çok önce yönünü bulmaya ihtiyaç duydu. Bu bile bize önemli bir şey anlatıyor: Hayatta bazen ne kadar geç kaldığımızdan çok, hangi yöne ilerlediğimiz önemlidir.
Toplum ise bize çoğu zaman bunun tersini öğretir. Kaç yaşında mezun oldun? Ne zaman evlendin? Kariyerinde kaç yaşında yükseldin? Ne zaman ev, araba aldın? Ne zaman kendini buldun? Sanki herkesin önünde görünmez bir kronometre çalışıyor ve hayat belirli yaşlarda tamamlanması gereken görevlerden oluşuyor.
Oysa yanlış yönde hızla ilerlemek, doğru yönde yavaş yürümekten daha büyük bir kayıp olabilir.
Bazen kırkında mesleğini değiştirmek, ellisinde yeniden âşık olmak, otuzunda yeniden okumaya başlamak, yıllarca sürdürdüğün bir ilişkiden çıkmak ya da yıllardır ait olduğunu sandığın bir çevreden uzaklaşmak gerekir. Dışarıdan bakıldığında bunların bazıları “geç kalmak” gibi görünür. Oysa insanın kendi hayatına doğru attığı bir adım için gerçekten geç kalınmış olabilir mi?
Üstelik geçmişte seçtiğimiz yolların tamamını hata olarak görmek de haksızlık. Bazı yollar hedefe götürmez ama insanı kendisine götürür. Neyi istemediğimizi, nerede tükenmeye başladığımızı, kimlerle yürüyemediğimizi ve aslında neyin peşinde olduğumuzu bazen ancak yanlış dediğimiz yollardan geçerken öğreniriz.
Bu nedenle hayatın belli dönemlerinde durup saate değil, pusulaya bakmak gerekiyor.
“Kaç yaşındayım?” yerine “Nereye gidiyorum?” “Ne kadar zaman kaybettim?” yerine “Bundan sonra hangi yöne yürüyeceğim?” “İnsanlar benden ne kadar ileride?” yerine “Ben hâlâ kendi istediğim hayata doğru mu ilerliyorum?”
Çünkü hayat düz bir yol değil. Sapakları, geri dönüşleri, beklemeleri ve yeniden başlangıçları var. Bazen hedef bile değişiyor. Ve hedef değiştiğinde eski rotada ısrar etmek kararlılık değil, sadece alışkanlık olabiliyor.
Belki bugün kendimizi geç kalmış hissettiğimiz yerde yapılacak şey zamanı geri almaya çalışmak değildir.
Sadece yönümüzü yeniden belirlemektir.
Çünkü mesele ne zaman vardığınız değil, nereye vardığınızdır.
Ve bazen hayatın en güzel başlangıçları, tam da içimizden o cümlenin geçtiği yerde başlar:
“Rota yeniden oluşturuluyor…”