Ayşegül Doğan
[email protected]
Öğretmen Kimin Öğretmenidir?
Sınıflarda bazı çocuklar vardır; öğretmenin anlattığını hemen kavrar, sorulara hızlı cevap verir, sınavlardan yüksek not alır. Yarışmalara katılır, derece yapar, öğretmeninin yüzünü güldürür. Onlarla çalışmak güzeldir. Çünkü verdiğiniz emeğin karşılığını hızlıca görürsünüz.
Süre Bittiğinde Bilgi De Biter mi?
Bir öğrenci düşünün. Dersi dinliyor, konuyu anlıyor, soru çözebiliyor. Hatta önüne zor bir soru koyduğunuzda sabırla düşünüyor, doğru yöntemi buluyor ve sonuca ulaşıyor. Sonra sınava giriyor. Süre bitiyor. Yetiştiremiyor.
“Bu Gençlik Nereye Gidiyor?” Sorusu Ne Kadar Eski?
Sümer tabletlerinden birinde, binlerce yıl öncesinden bugüne oldukça tanıdık gelen bir yakınma olduğu söylenir: “Bu gençlik nereye gidiyor? ”İnsan okuyunca ister istemez gülümsüyor.
Dinlemek, Öğrenmenin Sessiz Tarafıdır
Eğitimde çoğu zaman öğrenmeyi anlatmakla ilişkilendiriyoruz. İyi anlatan öğretmen, çok soru çözen öğrenci, uzun uzun açıklanan konular… Oysa öğrenmenin belki de en önemli kısmı anlatılan tarafta değil, dinleyen tarafta gerçekleşiyor. Çünkü duymakla dinlemek aynı şey değildir.
Kitaplarda Mükemmel Eğitim, Gerçekte Mümkün mü?
Eğitim kitaplarını açtığımızda karşımıza neredeyse kusursuz bir dünya çıkar. Her öğrenci özeldir. Her çocuğun öğrenme hızı farklıdır. Eğitim bireyselleştirilmelidir.